BERRİN Gök
182 Takipçi | 50 Takip
30 07 2017

MALDİVLER

MALDİVLER |  görsel 1
MALDİVLER |  görsel 2
MALDİVLER |  görsel 3
MALDİVLER |  görsel 4

                                                    MALDİVLER ‘’Ön yargı, taassup ve dar görüşlülüğün en iyi tedavisi seyahattir.’’                                                                             -Mark Twain- Bu kez yolum, hiç düşünmediğim bir yerlere çok uzaklara oldu. Spontane gelişen bir tatil, yani yer olarak. Muson ikliminin etkin olduğu bir zaman, bir yandan da lehimize fiyat olarak. Gel gitler yaşıyoruz hep yağmurlu gösteriyor hava raporları, bazen hava güneşli oluyor, buna paralel otel ücretleri de anında değişiyor. İşte böyle bir düşünce anaforunda birkaç gün geçirdik. Ne bütçemden taviz verdim ne de havanın gidişatından sadece ‘’Nasip dedim… Benim seyahat planlarımı sağ olsun oğlum halleder bana ise karar vermek düşer. İnanılmaz bir fırsat yakalayan oğlum, beni aradığında şükrettim defalarca. Kesinlikle Rabbimin Keremi ve ikramıydı… 13 /07/2017 Türk Hava Yollarının TK 730 sefer sayılı uçağındayız kızım ve ben oldukça heyecanlıyız. Sekiz saat süren yolculuktan sonra Male İbrahim Nasir havalimanından iniş izni istiyor pilotumuz. Alana bir uçak inebildiği ve s... Devamı

20 06 2017

BOZKIRDAN ESEN RÜZGAR

BOZKIRDAN ESEN RÜZGAR |  görsel 1

  BOZKIRDAN ESEN RÜZGAR Hey gelsene gel, uzak bozkırdan esen rüzgar Su gibi çağlayarak gel buharınla sararak Kızgın çöllerin ahını bir bir savurarak Ağıtlarını çal ölü ozanların, sussun nazlı gülzar ___   ___   ___   ___   ___   ___ Sözler boyun bağım, dolanmış çıkmıyor sesim Zamansız çiçeklerim sonsuza kadar benim Ah vah çekerek, duyduğum ağıtları yerim Ağıtlarını çal ölü ozanların, sussun nazlı gülzar ___    ___   ___   ___   ___   ___ Bir çenginin edalı sözleri kemanı ağlatır Dönen sesler özgür kuşlar gibi raks eder Mahmur hüzünler çalgı çengi düğün eder Ağıtlarını çal ölü ozanların, sussun nazlı gülzar ___   ___   ___   ___   ___   ___ Düşler sokağında bıkmadığım bir plak çalar Ahları; hem renkli hem de ahenkli Hayat kurulmuş bir saat, zaman kederli Ağıtlarını çal ölü ozanların, sussun nazlı gülzar… BERRİN GÖK 20/06/2017     Devamı

31 05 2017

DİLEĞİMİZ NE?

DİLEĞİMİZ NE? |  görsel 1
DİLEĞİMİZ NE? |  görsel 2
DİLEĞİMİZ NE? |  görsel 3

  DİLEĞİMİZ NE? Ne istiyoruz? Hep fani olana mı dileğimiz? İstediğimiz yerde miyiz? Varlığımızın hamurunda bir ben var benden içeri. İyi ve kötü fark etmiyor her şeyi istiyor. Doğru ve yanlış arasında sürekli zikzaklar yapıyor yoruluyoruz. İçgüdümüz hep doğruyu fısıldar nefis farklı tuzaklar kurar. Bir cüz-i iradeye bakar. Çünkü biz karar verdiğimiz anda Cenab-ı Hak ‘’Kün’’ OL! Der yaratır. Ya tuzağa takılırız, Ya da doğrularımızla basamak atlarız. Bu tuzaklara takılmamak bizim Elimizde. Doğru kararları alabilecek tüm donanıma sahibiz. Sadece durduğumuz yerin doğruluğundan emin olmamız için ‘’İMAN GÜCÜNÜ’’ takviye etmemiz gerekiyor. Her gün havaya, suya, gıdaya ihtiyacımız olduğu gibi, ruhumuzu da manen doyurmaya her gün ihtiyacımız var!  Düşünmek, Okumak ve Uygulamak… Fiziki olarak sürekli değişen bir canlıyız, kainatın küçültülmüş bir örneğiyiz. Ancak kuvvetli bir imana sahipsek, başkaları tarafından okunabiliriz. Bildiklerimiz Allah’ın İlahi İsimlerinin bizde ki kalp  aynasınden ‘hal’ ve tavırlarımıza yansımasıdır. İnsandan tezahür eden manalar ancak iman ve hidayet nuruyla Okunabilir. İnsanı okumak kainatı okumak gibidir. Maddeci gözle bakanlar manayı göremezler. Manayı göremeyen kesif bir karanlığa gark olmuştur..! Ne kendini tanır? Ne de diğer insanları. İman: ile insan; yeryüzünün halifesi olarak onurlandırılmış. Bu kudsi bağ ile kainatı ve insanı tefekkür ederek okumalı ve tanımalı. Allah cc ile intisabını her daim korumak ve hakiki imanı elde etmek İle oluyor. Hadi tanımaya önce kendimizden başlayalım hem maddi, hem manevi keşfe çıkalım tam da bu mübarek mev... Devamı

26 05 2017

BİR GÜN!!!

BİR GÜN!!! |  görsel 1

  BİR GÜN!!! Bahar mevsimindeyiz görünüşe bakılırsa, oysa her insan farklı bir mevsimi yaşar hayat yolculuğunda. Baharımız yaz, bazen hazan bazen de kış mevsimine evrilir hiç anlamadan. Dünyamız da yolculuğunun son devresinde. Duymadığımız zamanlara ve mevsimlere uğruyor. Ahir ömrümüz ahir zamanla yüzleşip tanışıyor.  Geçmişin veba hastalığı, günümüz insanında kişilik bozukluğu. Bir insan bin bir model insana tekabül ediyor. Karakterler bin bir yamalı. İnsanlar geçmişle gelecek arasında gidip geliyor. Fikirler karışık!  Riya; Yapboz! Zihinler bulanık! Sorsan; Bir ‘’ben’ bilirim rüzgarı esiyor her yönden. Her kişilik kendi Hegemonyasını dayatmaya kalkıyor. İnsanlar bu benlik rüzgarıyla savrulup duruyor ve kendi doğrularında belki de boğulmaya ramak kalıyor. Bahar mevsimi yolunu şaşırmış gibi. Bir soğuk bir sıcak, güzellikler ne de çabuk yandılar bir göründüler kayboluverdiler. Ani ölümler gibi. Güneş sarı saçlarını bir savuruyor bir kaçırıyor. Özünü unutan, Değerlerini yitiren insanlığa ders vermek ister gibi, karanlık bulutlara yol açıyor, uzaklaştıkça üşüyor insanlık!  Sonra bir kızıyor bir yaklaşıyor yanıyor insanlık! İşte Rabbim bir fırsat daha sunuyor sonsuz Rahmetiyle bizlere… Mevsimlerin en kıymetlisini en bereketlisini Cennet baharını tüm güzellikleriyle bizlere armağan ediyor her sene olduğu gibi… Ramazan ayını idrak edeceğiz inşallah. İnsana sunulan en mühim imtiyaz. Kişiliğimizi onarmak, yamalarımızdan kurtulmak, maddi manevi hastalıklarımıza şifa olacak, ihlaslı samimi ibadetlerimizle melekiyet kazanabileceğimiz harika bir fırsat… Ömrümüzün baharı sonsuz bir... Devamı

19 05 2017

BAZEN...

BAZEN... |  görsel 1

BAZEN… Yapmak isteyip de, yapamadıklarımızla düş zengini, düşünce fakiriyiz. Gerçek sandığımız parklarda sahte oyuncaklarla oyalanıyoruz. Hakikatler geçiyor baktığımız pencereden. Hızla geçip giden bulutlar gibi. Rahmet iniyor ruhumuza ama fark etmiyoruz. Bazen bahar geliyor çok yakınımıza, teğet geçiyor duygularımızdan! Ah çok harika! Renkler, stabil! Sanki sonsuza kadar hiç solmayacaklar gibi. Dizi dizi trenler ah ne çok yolcu taşıyorlar. Mevsimler geçiyor, kimi güneşli kimi gün/eşsiz… Bazen giyotine baş eğen günler, zamanı kuşanıp istemsizce bırakan benlikler…  Heyhat! Sonsuz ufuklara çekiliyoruz mıknatıs gibi,. Düş zenginliği; Cennet duygumuz bizim, o duygumuzla sonsuzluğu tanıyor muhayyilemize yaklaştırıyor kıyas yapıyoruz. Düşüncelerimiz fakir değil çok zengin olmalı oysa! Her şeyi anlamak, ve bilmek. Neden? Niçin? Hayat ve anlamını, bu dünyada bulunma sebebimizi, iyi ve kötü ya da gece ve gündüz gibi her şeyin zıddı ile varolduğu bu alemi düşünerek hem ibadet hem ticaret yapabiliriz. Duygularımız mı? Düş zengini+ düşünce zengini=sanırım dünya ahiret çözümünün de formülü… Kimyası da Huzur olmalı İnşallah! Maddi manevi hayırlı bereketli Cumalar… BERRİN GÖK 19/05/2017                   Devamı

03 05 2017

SEREMONİ____________

SEREMONİ____________ |  görsel 1

SEREMONİ Bahar: Hep bahar olsa mevsimler. Dirilişin muştusu ağaçlar akasyalar çiçeklerini savurup üflediler hayat nefesini don tutmuş yüreklere Ve adını bilmediğim ‘’tefekkür ibadettir’’ bilinciyle ruhuma dokunan rengarenk görüntüleri, doyumsuz kokularıyla kainatın bahar sayfasında kelime kelime harf harf dolaştığım ruhumun teneffüs vaktinde Yaratanın izlerini aradığım ve okuduğum özlemle beklediğim, rüzgarlarını cennetten kokular getirdiğine inanıp sevdiğim ruhumun gıdası doyumsuz bir ezgiyle başımı döndüren mevsim… Hazanındayım, ömür ağacımın. Biliyorum ertesi, yine bahar! Ve bu defa sonsuz bir bahar, aşkla beklediğim ve inandığım… İnsan bu ya; fıtratı gereği sonsuz duygulardan örülmüş bu fani kısacık dünya da, belli işte hep bahara müştak ruhumuz, duygularımız, hislerimiz hep bu minvalde. O nedenle doymuyoruz her şeyi seviyor istiyoruz ama baharı bir başka özlüyoruz… Hızlı giden bir arabadan izler gibi izliyoruz bu resm-i küşadı.. Muhteşem bir geçit törenini izliyor renklerin ve kokuların arasında kaybolmadan latifçe süzülüyoruz… Biri bitiyor diğeri geliyor sıra sıra kendini tanıtıp geçip gidiyorlar. Bin bir renk ve desendeki uyum ve ahenkte, enfes kokularında Yüce Sanatkarı bilip tanımamak hangi akla sığar ki? Göz sahibini görmek ister. Kulak duymak, burun koklamak, akıl anlamak ruhumuz kalbimiz, duygularımız manevi gıdasını almak ister. İşte Yüce Sanatkar, eserleriyle önce kainatta sonra insan da tecelli eder. İnsanı muhatap alır, bilinmek ister. Bahar sayfası ‘’Diriliş’’ açısından farklı bir mevsimdir ‘’Haşri’’hatırlatan. Yani ölümden sonrasını, geceni... Devamı

03 05 2017

MERHABA________________

Merhaba Kıymetli okurlarım; bir süredir bloğumu ihmal ettim, üzgünüm. Bazen elinizde olmayan sebepler, kelimelerin yorgunluğu, hayatın yoğunluğu ve koşturmacası sonsuza uzanan yolculuğunuzda bir durakta istemsizce mola vermenizi gerektirebiliyor. Belki ruhsal yolculuğunuz sessizce devam ederken hayatın rutin akışında olduğunuz yerde bir pergelin döngüsünde bir çok farklı şekillere yönlendiriliyorsunuzdur. Kendi adıma ben de böyle bir döngünün içerisindeydim. Yaklaşık iki aydır İtalya’daydım ve orada yazma fırsatım olmadı. Ülkemiz adına yeni bir sayfanın açıldığı referandum akşamı İstanbul’a döndüm şükürler olsun… BERRİN GÖK 03/05/2017         Devamı

28 02 2017

BAHARI BEKLERKEN_________________

BAHARI BEKLERKEN_________________ |  görsel 1

BAHARI BEKLERKEN Cemre düşmüş diyorlar; toprak bağrını açmış beklerken hava nasibini aldı mutlulukla ışıldadı mavilikler, sırra kadem bastı umutları donmuş soğuk benlikler. Yansıması kar ile şenlenen donmuş mevsim çözülüyor yavaş yavaş… Ateş-i suzan gibi yanıyor sular! Harareti pare pare yürüdü kurumuş odun misali ruhlara. Gönüllere düştü sanki cemreler. Yine yeniden bir başka bahara dirilmek ruhların da inkişafı demek… Kıpır kıpır tomurcuklanmaya meyyal duygular insan fıtratının gereği Bir başka bahara geçerken, yüzünde ve özünde güleç ve sevinçliyiz. Gonca-ı handan ile seyre dalmışız, tomurcuklanmayı bekleyen bin bir renkli baharı… Toprak nasibini alsa, kainat bir şenlense, cennet-asa bir güzergahın besmelesini çeksek. Ölü canlar ah bir dirilse! Susmuş kuşlar uzak diyarlardan ah bir gelse! Kaf dağının perdeleri açılsa, sırları açacak anahtarımız; benliğimizde bir tohum! Ah bir canlansa, neşv-ü nema bulsa, dallansa budaklansa serpilse sonsuz aleme!.. Sırlarını çözebilsek tefekkür zenginliğiyle, meyvelerini toplarız sonsuz baharların… Müjdeli nağmelerini dinleriz bülbüllerin. Zikrederler,Cennet huzurunu resmederler bize. Gören gözler, işiten duyular her zerresiyle baharı bekler... Çünkü; Diriliş Umudu Tazeler!.. BERRİN GÖK 28/02/2017   Devamı

11 02 2017

ÇOK SESLİ ŞİİR__________

ÇOK SESLİ ŞİİR__________ |  görsel 1

ÇOK SESLİ ŞİİR Soluk benizli insanların göç yolu, güç yolu bu dünya Kalp kırığı, düş aynası, silgisi olmayan bir sürü hülya Gözbebekleri doğmuş tozu kaçmış sabaha, Ayın on dördü gibi parlak sancılı bir rüya… Dinle sesleri, yıldızlar akıyor su misali Terennümleri farklı, parlıyor duru sesleri Deryanın dalgası süt liman, mayalamış saadeti Biraz tebessüm, biraz hüzün, kırkambar kırk kilitli Ah o ambarlar neler saklar bilinmez ki gizleri Kainat sığmış içine, kıymetlidir mahzenleri… Benizleri solgun hülyaları zengin rüyaları sonsuz Geçiyorlar dünyadan sırları bir bir açarak Her mahzenden sızıyor bir ab-ı hayat Umut iksiri ile can buluyor insanlık Yollar şenlik, rüyalar cennet, sesler vuslat Gün ağarırken yeniden başlıyor yolculuk!.. BERRİN GÖK 11/02/2017         Devamı

28 01 2017

DARP İZLERİ_____________

DARP İZLERİ_____________ |  görsel 1

DARP İZLERİ Ruhuna tuzak kurdu kadın hiç bilmeden anlamadan. Sonra kurduğu tuzağa kapıldı hiç öngörmeden. Uzaktandı hep duyduğu sesler! Ömrüne neşve katan güfteler, gül-i rana bestelerin su misali ruha huzur veren akışı, sonsuz bir bestenin sağanağında ruhuna kilit vurmuş zincirli bir mahkumun darp edilişiydi belki de… İri kıyım harflerin, buz tanesi sözlerin kah sesli kah sessiz vurucu nağmeleriydi duyulan… İnsan işte nasıl ifade eder ki kendini? Düşündü kadın; Sanatın Yansımalarını, doğuşunu ve bütün kainatı kaplayan tezahürlerini. İnsan da harika bir sanat eseri olduğuna göre elbette ona da yansıyacak farklı tarzlarda tecelli edecekti. Her ruh sahibi nasibi ve geliştirdiği kabiliyetleriyle renkli bir dünya kuracaktı kendine. Kimisi harflerine entelektüel bir zenginlik katarak edebiyatın her türünde farklı hayatları nakış gibi işleyecek onların sesi olacak, kimisi sesleri sanata dönüştürüp musikinin farklı türlerinde insan ruhunun gizlerine dokunup haykırıp dokunacaktı bam teline… Sahi üşür mü insan ruhu? Bazı hayatların rengi yok mudur? Kar gibi huzur verir oysa eşsiz kelimeleri. Ya da üşütür buz gibi kelimeleri.. Bazen tipiye dönüşür melodileri, darp eder aryanın tiz sesleri. Bir dağın diğer dağa aksi sadası gibidir yansır ruhları uzağı yakın eder gibi. Rüzgar eşlik eder, vururlar birbirlerini, ağlar dağlar, duyulur uğultulu sesleri… Darp izleri ve sanat; Ne alaka, dedi kadın? Soyut veya somut insan ruhuna pek ala tesiri büyük işte! Gönül Ruhun sırdaşı değil midir? Ya Kelama, Ya Kaleme, Ya Ritme, Ya da Renklere dökülür yansımaları… Birbirimizin izlerini süreriz farklı hayatlarda; Dokunmadan ama belki ... Devamı