BERRİN Gök
181 Takipçi | 50 Takip
28 05 2013

KIRILMA NOKTASI,,,,,,,,,,,

KIRILMA   NOKTASI,,,,,,,,,,, |  görsel 1

Bir  çiçek  açtı  ruhumda,  sevgiyle,  umutla  beslediğim  ve  gözyaşlarıyla  suladığım... Isırgan  otlarını,  çıktıkça  temizlediğim... Tutundu  hayatıma,  güneşin  renkleriyle  tanıştık... Hiç  kolay  olmadı  engebeli  yollar  aştık  ruhumla  beraber,  ben  değil  de  biz  olduk... Ve  umuda  yani  ufkun  sonsuzluğuna  adımladık... Savrulduk  fırtınalarda,  ağladık  çaresizliğe, Ruhumun  şehrinde  ne  yağmurlar  yağdı,  sarıldım  ona  sımsıkı  en  güzel  en  beklenmedik  an/da  gelen armağandı  O  bana! Yürümeyi  öğrendim,  hayatın  bu  yüzüyle  tanışırken... Bimediğim  sokaklarım  varmış  onları  keşfediyordum.... Sabrın  farklı  yönlerini  öğreniyordum... Kah  karanlıkla  kah  aydınlıkla  boğuşuyor   bazen  kayboluyordum... Çiçeğim  soluyor,  boynunu  büküyordu.. Görünenin  ardında  ne  var  tam  bilemiyordum,  hissediyordum ama  meçhul   olanı  yüzde  yüz  bilmek  imkansız...Siz  mantığınızla  düşünüp  karar  verir  planlar yaparsınız,  asla  veya  kesinlikle  olacak  diye  bakarsınız...  Oysa  iki  düşünce  biçiminde de  yanılırsınız.. Kaderin  planları  başkadır,  ya  sizin  yürüdüğünüz  keşfinden  mutlu  olduğunuz  yol...  Ya da,  bambaşka bir  yol... Belk... Devamı

14 05 2013

ZAMAN,,,,,,,,,

ZAMAN,,,,,,,,, |  görsel 1

Gecenin  suskunluğu,  yağmura  teslim.. Bir  onun  sesi,  bir de  görünmeyen  çiçeklerin  kokuları hükmediyor  karanlığa....Yağmurun  dokunduğu  yerlere  rahmet  dokunmuş  sanki,  nur  gibi  ışıldımak da.. Yıkanmalı  şimdi  tüm  hüzünler... Zamanın  ipine  dizilmiş  tüm  birikmişlikler.... Bulutlar  yoğun  ruhumun  semasında,  geçmişi  kuruttum  zamanda, an/da'yım..! Zamanı  idrak  ederken, bugündeyim..  Bazen  şeytan  dürter ya!  İşte  şimdi  o  haldeyim.. Hüzünlerle  zamana  tutsağım,  sürükleniyorum  bir  boşluktayım.. Yağmurlar  biriktirdim  zamandan. ummadığım  anlarda  yanağımdan  süzülen... Buhar  oldu  ruhumdan  yükselenler,  hiç  anlamadım içimde ki,  derin  denizi....Nükseden  gizli  sırları,  yağmur  olup  dökülüyor  başımdan  aşağı.. Asıl , ruhum  taşıyor  gözlerimden  ona  ne  demeli?  Sorsan  cevabı  var mı? Öyle  işte;  Muson  yağmurları  gibi,  delice  yağar  ve  yıkar geçer  zamanı..... Devamı

16 03 2013

ARAYIŞ,,,,,,,,,,,,,,,,

ARAYIŞ,,,,,,,,,,,,,,,, |  görsel 1

Karanlık,  soğuk  bir  gün... Benliğim  arayışlarda,  bir  gün  ilkyazın  ılık  rüzgarları   dokunurken  hassas yüreğime,  diğer  gün  poyraz  vuruyor  ruhumun  camlarını  döğercesine... Bir  uyuyor,  bir  uyanıyorum. Korkuyorum;  ruhumu  döğen  seslerden..  Yağmur  ha  indi  ha  inecek,  doldu  taşacak  göz  pınarlarım.. Gecenin  sessizliğinde  fırtına  daha  bir  acımasız,  savruluyor  latifelerim... Ormanda  yolunu,  izini kaybetmiş  bir  çocuk  kadar  masumum..  Arıyorum  yolumu,  bildiğim  şifrelerle... Adeta  dört  mevsim  yaşıyorum  bir  an/da..  Hangi  zamanların  eseriyim,  asırlardır  yolculuğum.. Hamurum  ufacıktı,  yollarda  yuvarlana  yuvarlana kartopu  gibi  büyüdüm.. Kıvama  geldim mi?  Hiç  bilemem,  belki  birazcık  olgunlaştım.. Hayat  yolu  hem çok  uzun,  hem  çok  kısa.. Ben  bugünün  yolcusuyum,  acısıyla,  tatlısıyla,  derdi  ve  tasasıyla  hem  korkuyor hem  ümitle  engeleri  tüm  inancımla  aşmaya  çalışıyorum.. Kolay mı  sanırsınız?   Gün  geçer de, gençliği yuvarlarsınız  geceye.. Kabir  karanlığını  hatırlatır  korkular,  fırtınalar.. Ruhunuz  acır,  engellerine  çarptıkça.. Kış  mevsiminin  soğuğunu  hissedersiniz  ta,  iliklerinize  kadar.. Düşünürsünüz  uzun  uzun,  ... Devamı

02 03 2013

İSTANBUL...

İSTANBUL... |  görsel 1

Bugün  güzel  bir  sürprizle  dışarı  çıktık,  oysa  başka  bir  yere  gideceğimizi  zannediyorken  boğaza doğru ortaköy  sapağından  dönünce  sevindim.. Hava  güneşli  ama  hafif  bir  ayaz  var.. Ben  yürümeyi tercih  ettim.  Tek   başıma  yürümek  güzel,  benliğim  ve  ben  iyi  arkadaşız.. İç  sesimle  konuşa  konuşa yürüyoruz,  bir  yandan  doyasıya  denizin  kokusunu  çekiyorum  içime.. Arada  muhteşem  teknelere takılıyor  gözlerim,  harika  yatlar,  kotralar  ve  marina.. Hele  bir  tanesi  başımı  döndürüyor.. Yelkenleri  olan  gulete  benzeyen  kuğu  gibi  bir  yat... Hem  yürüyorum,  hem hayal  denizlerinde  geziyorum, ben  böyle  düşlerimi  sarıyorum.. Seyahatlerimde, Atlas okyanusunu, Hint  okyanusunu, görmek  nasip oldu.. Ama  bir  tekne  ile  sonsuz  ufukları,  denizlerde   ve  okyanuslarda  keşfetmek  muhteşem  olmalı diye  düşündüm.. Tabbii ki,  karada  olduğu  gibi,  okyanusların da  riskli  durumları  olabilir.. Hayat:  Hep  risk  almak  değil midir? Düşüncelerim,  benliğim  ve  ben;  düşleri,  hayalleri  sararken  sohbet  ede  ede  yürürken  zaman  durmuş hiç  anlamadım  bir  baktım  Rumeli  Hisarına  gelmişim de  geçiyorum..Şöyle  bir  durdum... Devamı

26 02 2013

BULUTLU ZAMANLAR.....

BULUTLU   ZAMANLAR..... |  görsel 1

İnsanı  besleyen olgunlaştıran haller vardır, girdabına  tutuldun mu, çevirir  hiç  durmadan.. Hep  gülmez ki hayat  insanın  yüzüne.. Bir bakarsın  günük  güneşlik, bir  bakarsın puslu karanlık.... Yoğundur  ruhunda ki  bulutlar, sıkar  bir  kement  gibi.. Çabaladıkça  daha fazla  sıkar  vesvese  misali, eğer  üzerine  gitmezsen  boğulucan  sanırsın.. Biliyorsun  oysa, ezan  nasıl  namaza  bir  davetse.. Sıkıntılarda  Allah'a  yakınlaşmaya  bir davet.. Ne kadar  aciz,  ne  kadar  çaresiziz  zorluklarla  sınandığımızda.. Ancak  bu  ruh Onunla  ayakta, ona  yaklaştıkça  hafifliyor,  Ona  teslim  olup  tevekkül  ettikçe  huzur  buluyor.. İşte  öyle  günlerden  bir  gün;  daralmış  nefeslerim, aksine  denizim  sakin..   Kürekleri  aheste çeken  bir  kayıkçıyım.. Fırtınalar  ruhumda,  gökyüzümde  yoğun  bulutlar  var..  Üstüme  üstüme geliyorlar  parça  parça,  herbirinde  hangi  bilinmez  gamlar  gizli  bilinmez..  Ruhumun  pencereleri öyle   bakıyor  sakin  sakin..  Teslimiyet  bayrağını çekmiş  gönderine,  Ahh!  Bir  süzülse  yağmurlar akıp  yıkansa  gamlar  mis  kokularını  salsa  ruhumun  toprağı  hafifleyecek.....   ... Devamı

16 02 2013

GÜNE BAKAN DÜŞLERİM VAR/DI.....

GÜNE  BAKAN  DÜŞLERİM  VAR/DI..... |  görsel 1

Batı da, bir  köyde  doğdum  ben.. Dümdüz  ovanın  bereketli  topraklarında  buğday  ve  günebakanların çoğunlukta  olan  tarlalarıyla kaplı  olan  şirin  bir  köy.. Rahmetli dedemin  anlattıklarından  hatırladığım  kadarıyla çook  eskilerde  daha  büyük  ve  gelişmiş  kasaba  havasında  yabancılar  ve  yerlilerin  sonra da  göçmenlerin katılmasıyla  huzur  barış ve dayanışma  içinde  geçip  giden  bir  yaşamın  ucundan  yakaladım.. Ben doğar doğmaz  şehire  taşınmış  bizimkiler.. İki  taraftan da köyün  varlıklı  ailesine sahip  olmak.. Şehirde de,  güzel  bir   yaşam  sürmek demekti.. Ben  doğuştan  toprağı  ve  köy  yaşamını  seven  biri  olarak,  bir  sütü  sevemedim   o  bollukta.. Ama  hayal  dünyamın  enginliği  uçsuz  bucaksız  tarlaları  dedemin  kocaman  evlerinin holünde ki  pencereden  hep  uzakları  izlemekle,  bide  akşam  üzeri  meraya  giden  büyükbaş  hayvanların ve  küçükbaşların  boyunlarında ki  çanların  seslerinden  tanıyarak  cama  koşardım.. Şaşardım, hepsi de, kendi  evlerinin  yolunu  nasıl  buluyorlar  diye.. Geceyi  çok  severdim  uçsuz  bucaksız  gökyüzünde ki, göz  kırpan,  elimi  uzatsam  tutacakmışım  gibi  duran  eşsiz  samanyolunu..Ben  o  zamanlar da, &n... Devamı

12 02 2013

ZEMHERİ AYAZLARDA,,,,,,,,,

ZEMHERİ  AYAZLARDA,,,,,,,,, |  görsel 1

Yoksun, hiç  bilmediğim  çok  uzaklardasın.. Zemheri  ayazlarda,  bahar  yalnızlığında  üşüyorum..Bir   hayalin yağmurlarında  merak  ettiğim  damlalar  düşüyor  soru  işaretleriyle..  Dolu  taneleri  vuruyor  karışmış  beynimin başına.. Ederimi  sorguluyorum!!  Bir  pul  kadar  pahaya  kurban  ediliyorum..  Bir sese,  bir  nefese  muhtacım.. Esirgenmekte.  İkilem  içinde  meraklara  koşuyorum  bir  labirentin  bomboş  ıssız  sokaklarında.. Hazin bir mevsimin  başkalaştığı  zamanları  katediyorum,  uçuşan  hazan  yaprakları  gibi  yokluğa  koşuyorum.... Yaşanması  olası  bir  baharın  peşindeyim  belki de  delice  hezeyanlardayım..  Ufku  yuvarlamaya  meyili bir  divaneyim,  koşuyorum  ruhumun  enginliğinde.... Tepeleri  aştıkça  hadi  hadi  bir  daha..! Dilbeste  bir  aşinalık  var  iç  seslerimde...  Kuvvetimi  nereden  aldığımın  farkındayım..   Devamı

04 02 2013

İSTANBUL VE BEN,,,,,,,,

İSTANBUL  VE  BEN,,,,,,,, |  görsel 1

Uykusuz  geçen  bir  gecenin,  rüzgarın  çığlıkları, dağın  tepesinde  bir  kulübedeymiş  hissini yaşattı.. Biraz  korku,  biraz  iç  sesleri  hepsi  birbirine  harmanlandı.. Sabah  geç  ve  yorgun  uyandım  haliyle.. Deniz  ve  dalgalardı  çarptığım  sahillerine.. Ruhum  hayallerine  koşarken,  bugün canım  sıkılırken bile, dışarı  çıkacak  isteğim  yoktu.. Havanın  günlük  güneşlik  olması  cezbediyordu  ama,  araba  kullanmak hiç  işime  gelmiyordu.. Ruhum  çırpınıyordu  Karadeniz  gibi..!   Bir  çıkış,  tlf, çaldı  o  anda.. Arayan  kızımdı, anneciğim  beş dakikaya  hazırlan  seni  almaya  geliyoruz  dedi..  Nereye?  Filan  demeden  ganimet  bildim Ve  alelacele  hazırlandım..  Boğazı  çok  sevdiğimi  bildikleri  için  kestirme  yollardan  Ortaköyden  Bebeğe doğru  denizin  maviliğini,  lodosun  kıyıları  döğüşünü,  muhteşem  manzarayı  izleyerek  yol aldık.. Vakit  ikindi..  İlk  durak  bebek  camisi,  her zaman  olduğu  gibi... Huzuru  yudumladıktan  sonra  o  hafiflikle bebek  parkında  bir  banktan  denizi  izledim  uzun  uzun..  Bebek  koyunda  lodos  fazla  hissedilmiyordu.. Tuhaf,  martılar  lodosla  birlikte  ortalıktan  çekilmişler.. Karabataklar  istila  etmişti  ortalığı.. Siyah  ördekler gibi &nbs... Devamı

30 01 2013

SADECE BEKLİYORUM!!!

SADECE  BEKLİYORUM!!! |  görsel 1

Düşüncelerin  cirit  attığı  bir  at  meydanı  ruhum  şimdi..  Deli  bir at  koşuyor,  binicisi  acemi! Sallıyor  düşüncelerini  karmakarışık,  çarpıyor  oraya  buraya,  niye  çıkıyor ki,  sahaya? Tünemiş  suskun  bir  kuş  gibi  ama,  içinde  fırtınalar  kopan.. Kocaman  bir  dünya  dönüyor  durmadan içimde,  ibret  ve  merakla  izliyorum.. Düşünüyorum  ama  çarpmıyor  birbirine  gezegenlerim.. Aşkla  bağlanmış  duygularım,  iman  ve  sabırla  yoğrulmuş  mayam.. Koşsamda, karışsamda, düşüncelerim  deli bir  atın  binicisi  olsa da,  çok  şükür  dizginlerim  sağlam.. Ama,  yine de  korkuyla ümit  arasında,  tevbe  ile  umut  arasında  bakışlarım  hep  ufuklarda...Hep  merak  etmişimdir, ruhumun varacağı  sonsuzluğu..  Bu  asla  gelecek  endişesi  değil,  belki  bir  keşiftir. Sürekli  devam  edeceğimiz yolculuğumuzda....Öylesine  hızla  hareket  ediyor ki  düşüncelerimiz,  tüm  suskun  görüntümüze  tezat, içimiz  hep  konuşuyor  hiç  durmadan.. Sorguluyor,  arıyor  bazen  kayboluyor.. Hakikat  meşalesi ellerindeyse, şükür  kılıncını  kuşanmışsa, takva  okları  sadağındaysa,  ruh  aynası hakikat  cilasıyla cilalanmışsa  yollar  aydınlıktır  inşallah....Gökkuşağı  serilmiştir  yedi  rengiyle  finişe.... Devamı

16 01 2013

EBRULİ GÜNLER...!

EBRULİ  GÜNLER...! |  görsel 1

Yaşam  hepimizin  eline  farklı  boyalar  serpiştirmiş..  Her  yeni  gün  kullanıyoruz, bilinçli  ya da bilinçsiz...Spontane  güzellikler  gözlemliyoruz  ebruli renklerin şekillendiği hayat  denizinde.. Kendi  adıma, öyle  renkli ki, bazen karmakarışık  desenlerin  oluştuğu yaşam  denizinde  o  renklerle kulaç  atmayı  öğrendim.. Zaman  farklı  desenleri  sildi, bozdu,  yeni  boyalar  sunuldu.  Yine boyalarımı  saçtım  ve  ve  karıştırdım  bilmediğim  anlamadığım kıvrımlarına  daldım,,,kayboldum  renklerin  çıkmaz  sokaklarında..... Kulaç  atmaya  çabalıyorum gün  batımında,  garip bir  umutla..  Son  renkleri  belki de,  gördüğüm  yaşam  güneşinin.. Gökkuşağının  çıktığı  yağmurlar yağmıyor,  gün  geceye  devriliyor,  akşamın  kızıllığında keşfettiğim  ebruli  desenlerde  kaybolmaktan  korkarak  kulaç  atıyorum  karanlığa..... Gecenin  rengi  karanlık  olsa da,  ruh  acıyla  darlansa da,  duvarlar  üzerine  üzerine  gelse de, gökyüzü  kapkaranlık  ama,  bembeyaz  boyası  saçılmış  görünmez elin.... Rabbim  ebruli renkleri  karıştırmamış, saflığın,  ışıltının,  duruluğun  sitaresini  tek  tek  gökyüzüne  çakmış.. Umut ışıkları,  ellerini   uzatsan  tutacakmışsın  gibi  yakın,  ama  ulaşılamayacak  kadar  uzak.. Ebruli  günlerdeyim, r... Devamı

13 01 2013

DORUKLARDA.................

DORUKLARDA................. |  görsel 1

Zorlu  parkurlardan  hiç  bilmediğim  yollardan  tökezleyerek  gitmek  zordu.. Yanlışların  doğruları  götürdüğü, korkularla   boğuşup,  karanlıklarda  bazen  bir başına  yola  devam  etmek.. Çaresiz  anlarda  sele  kapılmak, umutsuzca  belki  bir dala  tutunmak  gibiydi.. Umutsuzca   derken, belki  korkularla  boğuşmanın  verdiği gayri  ihtiyari  bir  an/lık  zaaf  olmalı....İnsan  bazen  yaşam  serüveninde  bilmediği parkurlarda  çetin  mücadeleler  yaşayabiliyor,  hiç  planlanmamış  düşünülmemiş.. Doruklar mı?  Belki asla.....Dağcı  değil  ki  ruhumuz,  belki  o  donanıma  sahibiz de, farkında  değilizdir  yeteneklerimizin....Öğretir  zorlu  koşullar, yavaş   yavaş  keşfedersiniz kendinizi,  yeteneklerinizi..Yaşam  aslında  doruklara  ulaşacak  zorlu  ama  çok  güzel bir  yol..  Güzelliklerini  keşfettikçe,  her  zorluktan  sonra  mükemmel  lezzetini  aldıkça daha  bir  tutunduğunuz,  dayanma  kapasitenizin  güçlendiği  şevkinizin  arttığı  bir  dağcı ruhunuzun  olduğunu  anlarsınız.. Hilali  anlarsınız,  taze  başlagıçlara  bir  ışık  olur.. Zamanın  med  cezirlerini  yaşarken  içinide  ki,  tohumun  çatlayıp  olgunlaşmaya başladığınızı  hissedersiniz.. Yükseldikçe  nefesiniz  kesilir  ama  manzara  doyumsuzdur, Uçurumlar &nbs... Devamı

07 01 2013

Benliğim Yitmiş!

Benliğim  Yitmiş! |  görsel 1

Kaybolmuşum  ruhumun  labirentinde.. Çıkmaz  sokaklarında koşuyorum, harflerim sığmıyor  cümlelerime.. Çarpıp  duruyorum  yirmi  dokuz  harfin  herbirine.. Yüzümü  bulamıyorum,  nefeslerim  kayıp..  Zavallı  yüreğim  hangi  labirentin  finişinde  atmakta.. Koşuyorum  karanlık  sokaklarımı  deli  bir  rüzgar  gibi.....Kayıp  cümlelerim  sağımda,  solumda tutamıyorum.. Benliğimin  bahçelerinde  kırmızı  gelincikler  açmış,  yolları  kayıp,  izleri  silik.. Ruhum  karakışlarda,  zemheri  ayazlarda...!  Isıtamıyorum.. Çarelerim   tükenmekte  harflerim  gibi.. İçimdeki  çocuk  ayaklarını  vuruyor  yere,  sarsılıyor  bedenim.. Neden?  Ve  Niçinlerin  savaşı  var,  ortalık  tozduman,  feryad-ı  figan asumanı  inletiyor..! Oysa  dilim  lal,  konuşmuyor,  konuşamıyor... Devamı

01 01 2013

SESSİZLİĞİN DİLİ,,,,,,

SESSİZLİĞİN DİLİ,,,,,, |  görsel 1

Sahi, sessizliğin kendine mahsus  bir dili var mıdır?  Anlatılmak  istenenler,  hava  zerreciklerine binerler cisimlenip   kelimelerde  dile  gelirler mi?  Bazen  susarsın  sadece,  kalbin  konuşur,  konuşur,  ama sen  duyarsın  sadece..  Benliğinle  hasbihal  etmek  bazen  iyi  gelse  de,  yorar  insanı..  Kah  suçlar, kah  haklı  bulursun  kendini..  Nedenler,  nasıllar!  Uff,  işte  yaptığımız  yanlışlar..  Bazen  gurur  ön  planda sessizce  haykırır..  Bazen  de  süründürür....  Ama  hep  sessizce,  susarak  ve  bilinmeyen  kendine  mahsus lisanıyla,  ruhunda,  duygularında   anarşi  hakim  olur,  çatışırsın  onlarla..  Savaş  yorgunu  bir  benlik ruhun  dinmeyen  yağmurları  taşar  hiç  durmadan  gönül  semalarından,  ıslanırsın   sırılsıklam.. Üşürsün...Sısaklığın  kolları  benliğini  ısıttığında ki,  sessizlik  gibi.....Ruhlar  yansıdı  ve  sessiz kelimelerle  birleşti........  !  Sessizliğin  başı  sarhoştu,  suskun  kelimeler  dile  geliyordu  ve  bir mevlevi  dervişi  gibi  hiç  durmadan  dönüyordu..  İlginç  ve  farklı  bir  latifenin  keşfiydi  hissedilen.. Hem  dönüyor,  hem  duyuyordum,  ama  ben  bende  değildim...Ne  çok  şey  anlatıyordu,  gerçekti..! İçimde ki,  ben  büyümüştüm,  ... Devamı

28 12 2012

DALLARIMI KAR BASTI.....

DALLARIMI  KAR  BASTI..... |  görsel 1

Hangi yaşta  olursan ol,  kar  yağması çocuksu  sevinçlerimdir.. Ne  çok kar yağardı  doğduğum  şehrime.... Ne güzel  arkadaşlıklarımız,  kızakla  kayışlarımız,donasıya  kadar   oynadığımız  kartopu  oyunlarımız  vardı.. Evimizin  kocaman  bahçesi,  baharda  doyumsuz güzellikleriyle  ruhumuza  hayatı  ve  doğumu  müjdelerken,  kışın da,  muhteşem  görüntüsüyle tüm  sakinliği  ve  huzuruyla  ayrı bir  sevinçti.. Ağaçlar  ve   her   renk  güller  çoğunluktaydı  güzel bahçemizde.. Afacan  yaramaz  bir  kız  çocuğuydum  ağaç  tepelerinden inmeyen.. Hiç  erkek kardeşim  olmadı  benim.. Bazen  olmasını  çok  arzu  ettiğim,  bir  kahramanım  olmalıydı  dediğim, darda  kaldığımda  gelip  beni  kurtarmasını  dilediğim.. Her  sorun  anneye  ya da,  babaya anlatılamıyordu  işte..!   Nereden  geldi  aklıma  şimdi  bunlar,  babamın  ilk  çocuğu  erkek  gibi yetiştirdiği,  ilgi  ve  alakasını  hiç  eksik  etmediği,  ufacık  tefecik,  dalgalı kıvırcık saçlı  bir  kız işte.. Kar  dedim , dallar  dedim  nerelere  geldim..  Ağaçlar  beyaz  kalemle  çizilirdi  sanki, dalları kar  basınca.. O  zaman da, çok  severdim  şimdi de..  İzlemeye  doyamam... Kış  çiçekleri açardı  kurumuş  dallarda,  desen  desen,  nakış &nbs... Devamı

25 12 2012

DEPREM...

DEPREM... |  görsel 1

İstanbul;  İçilmiş, dibinde kalmış kahve  telvesi  gibi..  Karanlık ve  kapkara.. Çizilmiş  kuytularında  sanki  umulmadık  bir depremin  yıkıntıları, hüzünlü gözyaşları altında  kız  kulesinde mahpus..  Denizi  yutulmuş  ruhu  minicik bir umuda  tutunmuş kalp  odacığında.....Yalan bir  dünyanın  elvedasına  sığınmış  bir  an/lık  öfkenin  kurbanı.. Çökmüş, berr,  yutulmuş bahr...Kıyameti  kopmuş,  dengelerin.. Sallanıyor  ayakta,  damla damla sızıyor  ruhunun  yağmurları  hiç  durmamacasına.. Bir  gün!!!  Keşkelere  sığmayan  ömre  bedel ruhun  sonsuzluğu  tadışı,  depremle  sallandı,  sağlam  değilmiş  benlik  binası, direniyor  ruhun safiyetiyle,  çökse de,  binası..... Oysa,  temeli  sağlamdı,  tek  ruh , tek bakış  tek  umut... İstanbul  tüm  haşmeti  ve  asaletiyle  nazara  gelmiş,  Silinmiş  sahte  silgiyle,  hep  yağmurlar  yağacak bundan  böyle,  renklerini  akıtacak,  yavaş  yavaş  kara  toprağa...  Berr,  yeryüzü  anlamı...  Adını  sayıklayacak  kara  topraklar.. Bayrağı  yıkılmamış  umutla  bakılsa da,  semalarına,  çökmüş  ruhu hep  ağlayacak..   Zerrelerine  tek  tek  işlenmişken  gün/eş/in  sıcaklığı,  hücrelerine  nüfuz  etmişken hasretleri,,,,, İstanbul ;  Her  şeyiyle  kız  kulesinde  mahpus  şimdi,  çaresizliğine  tükenmeye &n... Devamı