HASBİHAL_____

2016-10-09 02:16:00
HASBİHAL_____ |  görsel 1

HASBİHAL Ah Donna! Dünyada ne çok acı varsa, bir o kadar da mutluluk var. Her şeyin zıddıyla bulunduğu kocaman bir misafirhanedeyiz. Yaradan herkese nasibi kadar yer vermiş ama kimse yerine kanaat etmiyor. Sınırları çizilmiş ama herkesin gözü başkasına tahsis edilen yerde.. İşte bundan çıkıyor boğuşmalar, savaşlar, tatminsiz mutsuz veya zalim ruhlu insanlar. Acı çeken insanlar oldukça dünya zıvanadan çıkıyor freni patlamış arabayı izler gibi şaşkın ve bedbiniz. Adeta kanıksadık olan biteni, öylesine boş gözlerle bakıyoruz ruhumuz acıyor, dualar ediyoruz Dua ederken inancımıza dayanarak Allah cc. Rahmetini ittiham edip sorgulamadan dertleniyor Hikmet-i İlahiye teslim oluyoruz… Öyle işte! Sevgili Donna… Bir yanda dünya lezzetleri bir yanda ebedi sonsuz bir saadet var. Yolculuk son sürat devam ediyor, bazen başımız dönüyor dünyanın hızına yetişemiyoruz da ondan sanırım… Korkularımızla yüzleşirken, sevinçlerimizle de huzur duraklarında nefesleniyoruz. Biz imanımızla besleniriz, yoksa korkularımızla boğuluruz. İnanma ihtiyacı insan denen canlının benliğinde fıtri olarak var. Arayışı yolculuğu boyunca son nefese kadar sürecek ve hep dürtecek. Kaçacak bir yer yok ki!  Kendi sınırlarına razı olmayıp; Kadere isyan ettiği müddet hep tökezleyecek. Bu alemde tam mutluluk ne mümkün! İnsan bu dünyada doymazzz! Hele bu tehlikelerle ve zorluklarla dopdolu hayat yolculuğunda..! Aslında hepimiz görünmez zincirlerle bir yerlere bağlıyız. Kıpırdadıkça kanıyoruz, daha fazla canımız yanıyor… Hikmet-i İlahi istemedikçe, hayır veya şer dualara cevap vermek Onun tasarrufunda..! Bir küçücük cüz-i irademiz var. Onu da Yaradana teslim eylemeli; Yoks... Devamı

GÖNÜL____________

2016-10-06 06:43:00
GÖNÜL____________ |  görsel 1

GÖNÜL Kılıçların gölgesinde yönsüz Ne dönersin be gönül Eteklerin savrulur, dilin sözsüz Toprağa ne çizersin be gönül   Gönül saçılmış sere serpe Dağa dayanmış göz bebeği Yağmura tutunmuş kaç kere Ufka yüzmüş, yutmuş semeği   Ruh denizi dalgalı duygular forsa Ay sönmüş bak, görünmüyor liman Uyan kaptan uyan bak gemi zorda Çöz şu prangaları geçiyor zaman   İnsan dağa çarptı sesi yankıda Dağıldı harfler, bilinmez kuytuda Sızlıyor heceler sararan yaprakta Kılıçların altında bir sonbaharda..! BERRİN GÖK 06/10/2016           Devamı

HİCRET__________

2016-10-02 05:40:00
HİCRET__________ |  görsel 1
HİCRET__________ |  görsel 2

HİCRİ YILBAŞI Bir çöl vurgunuydu zaman. Karanlık ruhlu oyuncular vahaları talan ediyordu. Eziyordular çöl çiçeklerini birer birer ruhları nasır tutmuş, ayakları heyula, kan içici vampirler. Kuytularda yanıyordu nurdan kandiller, ayrılıyordu birbirinden elmas ve kömür ruhlar… Sabır acı bir iksir, ruhu yakan bir sızı, kalbi dağlayan bir ateşti.. Hakikat kandili yanmıştı… Eller, yürekler, nefesler bir! Üfledikçe çoğalan sonsuz bir nur! Çölün aydınlığı yayılıyor kainata, Nurundan yaratılmış alemler; efendisi hükümferma Anlamıyor basireti kör putperestler, oysa ‘’O’’ benzersiz bir ayna! Tuzaklar, fitneler, planlar kuruyorlar. Oysa Rabbim Habibini koruyor Onlar bunu bilmiyor Hicret izni çıkmış;  Medine’ye, çoktan çıkmışlar kutlu yola… Mucizeler zinciri silsile silsile. Korundular sıddık-ı ekber Ebu Bekir ile. Sevr mağarası: Mazi ve müstakbelin resm-i küşadı, sırlı bir mucize… Müşrikler hüsran ile dönüyor geri. İlk durak Kuba köyü on gün sürüyor misafirlikleri… Yesrib’de hasretle bekliyor ensar, Taleal Bedru Aleyna / Min Seniyyetil Veda,,, diyerek uğurlanıyorlar. Kutlu misafir bir güneş gibi doğuyor Medine semasına Hakikat nuru oradan yansıyor tüm insanlığa..! Hicret; göç değil, kutlu bir başlangıç. İslam’ın nuru sonsuza dek yanacak İlahi bir kandil… BERRİN GÖK 02/10/2016 ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  ---  --- Hicri yılbaşımız mübarek olsun. İslamiyet ışığı üflemekle sönmez! Yaradan vaad etmiş sonsuza dek korunacak. İyinin ve k&ou... Devamı

KURBAN BAYRAMI_________

2016-09-11 03:22:00
KURBAN BAYRAMI_________ |  görsel 1

KURBAN BAYRAMI Kurban; Yaradana halis teslimiyetin cisimlenmiş hali… Nefis ve malını (mal derken; görünen ve görünmeyen tüm beden varlığını) hiç düşünmeden Cenab-ı Hakkın emrine itaat ederek feda etmenin dünyevi en güzel armağanıdır, Kurban… Anlayana sonsuz aşktır… İnsana İlahi aşkı anlatan gerçek bir derstir, örnektir… Kurbanın hakikatine giden yol; Allah (cc.) bizi uzaklaştıran nefsin her türlü desisesinden uzaklaşmaya çalışmak. Öncelikle nefsimizi kurban etmek Ah keşke bunu başarabilsek! Birinden vaz geçsek diğerine yakalanıyoruz. Acılara, kederlere dayanamıyor hemen şikayete başlıyoruz. Hikmet-i İlahinin tasarrufunu düşünmüyoruz. Oysa bizler sadece onun kullarıyız ve itaat etmekle mükellefiz… Allah’a ne kadar yakın olursak o kadar huzur buluruz. Bu İnanç ve teslimiyet insanlara, dünyanın her türlü zorluklarına karşı emniyet ve rahatlık hissini devreye sokuyor. Cennetten bahşedilen ruha sürur veren tatlı bir esinti… 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan bir albayın eşi anlatıyordu; Hanımefendi tesettürlü değildi ama Rabbine öylesine bir teslimiyet İle sığınmıştı ki, onu dinlerken gözbebeklerinde ruhundan taşan ulvi hisleri okuyabilirdiniz. ‘’ Sadece ve sadece onun şehit olduğunu bilmek beni rahatlatıyor diyordu sesi titreyerek’’… Dünyanın fani olmasına bedel, ebedi kazançları çoğalan; ruhunu Rahmana feda edenler hem şehadet makamına erenler, hem de Allah için nefis ve malını feda edenlerdir… Fitne asrı olan zor zamanlara düştü yolculuğumuz. Sonsuz teslimiyet sırrıyla ‘’ Lailahe İllallah’ ’en muhkem sağlam kale. Ona sığınırsak dünya musibetleri ... Devamı

KADIN______________

2016-09-07 05:12:00
KADIN______________ |  görsel 1

KADIN__________ Kadın tekil cümledir, çoğuldan pek hazzetmez! Ama yaşadıkça, bazı şeyleri deneyimledikçe çoğalır… Kadın; nettir, dolambaçlı yollar onu yorar çıkmaz sokaklar korkutsa da, umut kandili ruhunda bir yerlerde yanmaya devam eder… Yokuşlara dayanır, nefes almakta zorlansa da. Yükü ağırdır genellikle. Vaz geçmez asla! ‘’Rahim’’ sıfatı bir damla da olsa gönlünde tecelli etmiştir. O bir damla deryaya bedeldir. Eğer iman gücü de varsa tüm yüklerini yaradana emanet edip beden gemisinde dağlarvari dalgalarla sarsıla sarsıla yol almaya çabalar…   İnsandır, akıl, fikir, ruh, kalp sahibidir. Ah! Bide dünyayı saran hisler, duygular ağlarını atmıştır benliğine, zor yolculuktur vesselam!   Bazen sakin, bazen hırçın bir denizdir… Deniz gibi, derinlerinde neler saklar da, dalmayan bilemez! Yaşam boyunca harf harf, cümle cümle çoğalır; Kadın...! Sığ sularda tanınmaz, anlaşılmaz… Oysa hep sığ sularda anlaşılmaya çalışılır. Bilinmez ki!  Görünen; dolunayın şavkı, yakamoz ve aldatan geçici pırıltılardır.. Ya uçsuz bucaksız derinlikler? Hangi hazineleri saklar? Kadın: Bilinmek ister, anlaşılmak ister, içindeki güzellikleri göstermek ister.  Kendini ve yaratıcısını tanıyan, bilen kadın; farklı yaradılışını kabul etmeli ki, içinde ki güzelliği dışa vurabilecek kabiliyetleri inkişaf etsin… _Hayat yükü ağırdır, belaları çoktur, muhafaza etmek zordur! _Dalgalara, fırtınalara yenilebilir, hazinelerimizi kaybedebiliriz! _Kadın: Sakin bir liman arar, huzur ister, emniyet ve güven ister! _Fıtri olarak böyledir. Tersini iddia etmek savrula savrula yaralı bereli, hayat den... Devamı

KENDİMDEN KENDİME_______________

2016-08-23 05:05:00
KENDİMDEN KENDİME_______________ |  görsel 1

KENDİMDEN KENDİME Boşla dolu arasındaki farkın bilincinde olup hataya düşmek, sonra dolu olan hayatı yok saymak gibi bir yanılgı içine yuvarlanmak; elindeki hazinenin kıymetinden bihaber olmak gibi bir şey işte!   Neden insan genelde bu hataya düşer ki? Hayatını; farkında bile olmadığı sayısız güzellikler doldurmuşken, bomboş görür ki? İnsan anlaşılması zor bir canlı türü… Oysa elindeki hazine keşfet keşfet bitmez. Değerini, tanımak istedikçe kazanır. Yoksa daima bedel öder, o da öde öde bitmez!   Hazine önümüzde oynuyoruz gayri ihtiyari /sanki değersiz adi taşlar misali / Kardelenler açar don tutmuş ruhunda./ Kabzımalıdır renkleri, ışıldar gökyüzüne./ Gözünün içine içine bakar, taa derinlere./ Satmak ister malını toptancı kimliğiyle./   Her insanın kendine mahsus hazinesi var. Kiminde aynı kiminde biraz eksik. Elbette kastettiğim maddi hazine değil! Ama işte! Bazen gafletle o çok değerli hazinenin parçalarını bazen cam sanıyor kıymetini bilmiyoruz. Eş, evlat, akraba, dost, yar olur. Hayat, gençlik, mal olur vs. Muhabbet edeceğimiz ne çok değerlimiz var! Muhabbet maddi yönünden ziyade manevi yönüyle olunca değer kazanıyor. Maddi boyutu tapmaya kadar gidiyor. Çünkü sınırı yok! Cam parçası gibi kırılmaya namzet bir hazine… En büyük yanılgımız bu işte! Bize verilen emanetin değerini bilmek için büyüteç ve kullanma kılavuzu var elimizde. Ama okumuyoruz! İnsan okusa da, çabuk unutan bir canlı türü çünkü bedeni belli zaman zarfında fiziki olarak sürekli değişime tabi. O nedenle hazinenin değerini anlaması için okuması şart! Hazinemiz bize verilen... Devamı

SIRÇA KÖŞK________

2016-08-15 04:54:00
SIRÇA KÖŞK________ |  görsel 1
SIRÇA KÖŞK________ |  görsel 2

SIRÇA KÖŞK Kurgusu olmayan bir zamanın saf aleminde koşarken ıssızlığa, yorgun rüzgarlarla gıcırdıyorken benliği, yıllanmış kör odaların sıvaları dökülmüş duvarlarında kimsenin göremediği fırça darbeleriyle spontane bir resim işleniyordu. Bazen bir musiki sesi nefes olurken duvarlarda şekilleniyordu sessiz çığlıklar! Camları sallanıyordu gıcırdayarak. Tarihin izleri kazınmış boyaları çatlıyordu rüzgara kafa tutarak. Her yönden esiyor mübarek! Kılı kırk yaran zamanın kırk yamalı bohçasını bir oradan bir buradan çekiştirmek ne zormuş! Rengi tutmaz. Denizi taşar, kıyısı yok. Bacasını çizsen, dumanı kayıp. Kapısı var çıkışı yok! Mutfağı var suyu yok. Sırça köşk çölde bir serap! Çünkü ruhu yok..! Harflerle, desenler, renklerle, fikirler; cihat meydanında… At koşturan çılgın bir hegemonya, ütopik bir devrim resmi! Elle tutulur, gözle görülür, akılla anlaşılır bir tarifi yok işte… Soyut kavramların somut gerçeklerle örtüşmeyen çatlak duvarlarında kayıp bir zamanın uçuk kaçık, kurgusu zamana yayılmış dahilde ki darbesi… Bir dua aldım, bir taktik buldum, kurguya başladım… Önce köşkün ebruli camlarını sildim, ışıdılar. Besmelenin ‘B’si… İllegal rüzgarları, seddettim ‘İ’si… Sevdim sonra muhabbetle ‘S’si… Merak ile şevkle ‘M’si… İman ve azimle ‘İ’si… Layemut olmadığımın bilinciyle ‘L’si… Lebbeyk emrine koşmakla ‘L’si… Allah’a cc inançla ‘A’sı… Hamd-ü sena ederek şükürle ‘H’si… İçini dışına, ters... Devamı

TRAJİKOMİK!!!

2016-08-13 01:22:00
TRAJİKOMİK!!! |  görsel 1

TRAJİKOMİK!!! Pencereye yaklaşıyor perdeyi biraz aralıyorum aman Allah’ım! Çığlık çığlığa insanlık! İnsanız meraklıyız ya, yine biraz yaklaşıyorum Anlamaya çalışıyorum ama ne mümkün! Havayı koklarım bazen, adetimdir. Sahiden konuşur hava; bazen yumuşak bazen ise uğuldayarak. Korkarım o zaman, arkasından ne gelecek diye. Soru işaretleri beynimde dört döner haa içinden çıkamayınca ‘’Hasbünallahu Ve Ni’imel Vekil’’der Her şeyin sahibine sığınırım. Euzü Besmele çeker rahatlarım. Bismillah her kapıyı açan anahtardır, bilirim. Garip olaylar var, gürültüsü asumanı saran. Trajikomik hadiseler var seyredilen ve de seyrettirilen! Din hayatın hayatı ve düzenleyicisidir, güzel ahlak ve huzurdur. Allah cc. başkasına kulluk edilmez! Alemleri senin nurundan Yarattım dediği; Yaşayan Kur’an olan sevgili Habibi Resululahın İzinden gitmek Cadde-i Kuran yolu olan dosdoğru istikamet yoludur. ‘’Sana taş atana sen ekmek at!’’ Yani anarşi ve şiddet çıkarmadan muhatabına güzel sözle muamele et. Tabi bu durum son din olan İslam dinini tebliğ ederken yumuşak bir uslüp ve ihlas ile yani; Samimiyet ve Allah için yapmak önemli olan. İnsanlar beni beğensin, arkamdan bu kadar çok insan gelsin diye değil.   Bediüzzaman hz. Hiçbir zaman kendisini ön plana çıkarmamıştır. Şahsından ziyade Kur’an’ın ahir zamana bakan manevi tefsiri olan Risale-i Nur eserlerini okumaya ısrarla teşvik etmiştir. Kemmiyet (miktar, az veya çok) nicelik değil; Keyfiyet ( kalite) nitelik önemlidir demiştir… Az ama kaliteli insan, ihlaslı samimi kul…! Onunla ısrarla görüşmek isteyenlere’’ Okuyun’’ demiştir.... Devamı

SEYRÜSEFER...

2016-08-10 03:36:00
SEYRÜSEFER... |  görsel 1

SEYRÜSEFER… Yeryüzüm toprağım güneşim Senden sorulur varlığım Özüm toprak, besinim benim Isın ışığın yedi rengin Varlığımı kutsadığın Hadi yola çıkalım rahmeti seyredelim   Bazen pamuk gibi bulutlar Bembeyaz şehirler çizerler… Gün batımı çok uzaklarda gülümser Hayalden deniz gibi sonsuzluğu kucaklar… Dağlar şekillenir kimi, aralarından nehirler çağlar   Nuh’un gemisi görünür hiç yoktan Özel zamanları kucaklar… Uçar gibi semada zamanlar aşar Mübarek olur aleme her nefer Beşikten mezara bir seyrüsefer Rotası belli, yolu zorlu, zaman mevhum!   Yollar akar yıllar akar, su misali Az gider uz gider insanlık gemisi Karanlık bulutlara el sallar iç sızısı Gözlerinden ruhuna damlar yazgısı Nefer selamı çakar, kalbinde kaygısı   Mavi gülümser arada dağılır bulutlar Sallanır gemi,  yorulur nefesi Uzaklara bakmaktan yorulur gözleri Hani pusula? Gelmez duraklar! Ah bir yağsa berrak yağmurlar Mübarek olsa ufukta ki en güzel renkler..! BERRİN GÖK 10/08/2016                                   Devamı

ÖNGÖRÜ________________

2016-08-08 20:58:00
ÖNGÖRÜ________________ |  görsel 1

ÖNGÖRÜ Ah çok özel biraz da sözel kadın; Yıllandın, sallandın ruhunun titrediği o güne saklandın… Primadonna mı? Demeliyim. Bir bir aldın yüz yüz verdin ama sen hesabını hiç bilmedinki! Hayat ne masal, ne de rüya; Gerçeğin ta kendisi! Çile çile sızıları aldın bir bütün yapamadın, hep karıştı. Hesabın yok işte! Çözemedin bir türlü… Ruhunun merceği öylesine saf ki hesapsız baktın dünyaya, insanlara. Hep biraz çocuk kalman onların saf ama hayata gerçek perspektiften bakışları gibi. Masallarla büyürken hayal dünyan alabildiğine açıldı. Ama bir yandan bulmacalar vardı çözmen gereken. Eee çocukluk işte Ne bilirdin sağ lob, sol lob. Beynin kimyasını bilmeden çözmeye taa o zamanlarda başladın. Hayatla yaşam arasında ki ayrıntı, farklı bir bulmaca sanırım en zoruydu.. Hayat çok güzel bir armağan insana değer katan, insan olma erdemini kazandıran. Ama yaşam bulmacamızı bilecek donanıma sahip değilsek armağanın kıymeti bilinmiyor o zaman. Şükretmelisin öngörün masal değil de ‘’gerçek’’ İşte böyle… Hayat ile Yaşam aslında aynı şey gibi görünse de, amaç olarak düşünürsek farklı. Betimleyecek olursak: Hayat; insan, hayvan, bitki tüm canlı türüne Yaradan tarafından üflenen ‘’Hay’’ ile canlanması demek. Hayvan bu aleme hayat sahibi olarak doğarken yaşaması için gerekli bilgilerle donatılmış olarak gönderiliyor. İnsan ise yaşamı, yaşayarak imtihan gereği düşe kalka, çöze çöze mesafe kat ediyor. Bulmacanın yol işaretleri verilmiş çözmek ise insan iradesine bırakılmış. ‘’K... Devamı

MİLAT!!!

2016-07-25 20:09:00
MİLAT!!! |  görsel 1

MİLAT!!! Zaman seni yedi, sen zamanı Saatler durdu akıl sustu Mantık devre dışı Zerreler esir, ruhlar tutuklu.   Uzaktan kumandalı cellat! Bozuk ruhun sinirlerin harap İçtiğin iksir nasıl bir şarap? Sarhoş benliğin tarihe milat!   Aklın ipleri kuklacıda Er meydanı sandığın çok uzakta Kuklalar içmişler zehirli haşhaş Ruhları yok ip cambazlarının Şeytan oynuyor sahada Masumlar ise tuzakta.   Ağızlarından lavlar fışkıran güruh Cehennemi mi yuttunuz? Çarpın sağa sola kanlı ruhunuzla İçiniz kusmuk, salyalı ağzınızla Zavallı figüranlar çok pis aldandınız! Ahiretinizi dünyaya sattınız!   Dokunduğunuz kuşlar şehadete uçtu Gülüyorlar yüksekten en güzel makamdan Güller açtı semada hainler sustu Karanlık bir perde karanlık bir oyundan Şuursuz oyuncular pisliğini kustu..!   Dualar zincir oldu İslam ümmeti yeniden doğdu Kanlı sahne harap Galası yok! Kurgusu yalan!   Mahşere koşuyor hesaplar Kelime-i Tevhidler, salavatlar Birliğe mühür vuran selalar Aşikar olan fitne ve tuzaklar Çok şükür imanımız,aminlerimiz Rahmana sonsuz bir teslimiyetimiz var..! BERRİN GÖK 25/07/2016         Devamı

TÜRKİYE'M???

2016-07-22 06:31:00
TÜRKİYE'M??? |  görsel 1

TÜRKİYE??? İslam ümmeti bir vücudun azaları gibi düşünülürse; Türkiye kalbidir. Kalbi besleyen unsurlar İmanın mücessem halidir. Cisimlenmiş hayat kaynağıdır. Bir unsurda ki sıkıntı eğer hakiki iman sahibiyse tüm azalarda hissedilir ve hissedilmeli. Birinin acısı, kederi kalp birliği, gönül birliği, uzuv birliği ruhen yaşanmalı ki dünyaya meydan okuyabilsin. En küçük daireden en büyük daireye kadar birbirinin derdiyle dertlenmeyenlerin inancı ve Müslümanlığı sorgulanmalı!   Dünyevi hiyerarşi ile manadan uzaklaşıp maddeye tapanlar arızalı uzuvlar yarattılar. Tedavi edeceğiz deyip suni robotlar ürettiler. Uzaktan kumandalı bu unsurlar suni azaları ile şaşkın, istikametsiz doğruyu yanlışı ayırt edemeyen hissiz duygusuz bir ucube oldular.     Kalp sızılı Kalp sancılı Dolaşım bozuk, damarlar tıkanmış tam bir kaos hakim.. Ruhsuz urlar sarmış hayat damarlarını!   Türkiye’m! Dünyanın tüm güzelliklerinin cem olduğu cennetim!   ‘’Vatan sevgisi İmandandır’’(Hadisi Şerif) (İmam-ı Rabbani hz. Mektubat kitabının 155. Mektubunda Ve Mevlana hz. Mesnevisinde vardır.) İslama bin küsur senedir bayraktarlık yapan bu ‘kalp’ varken; Ne kadar tıkansa ne kadar kirlense de Allah cc rahmeti ve merhameti ile açılıyor biiznillah! İşte şimdi o vakit!  Bütün uzuvların yardıma koşma vakti… EL ELE ÜMMET BİLİNCİ İLE… Dost kim? Düşman kim? Ne zor bir dönem Ya Rabbim! Müttefik mi? İşte o da ayrı derin bir mevzu!   Ülkemiz zor bir sınavdan geçiyor. Perde açıldı, çirkin oyunlar dualar İle aşikar oldu. Sahneye koyanlar galasına muvaffak olamadı..! Takdir-i İlahi: Kader plan... Devamı

DÜNYA HALİ__________

2016-07-15 04:59:00
DÜNYA HALİ__________ |  görsel 1

DÜNYA HALİ Herkes farklı perspektiften olayları, dünya düzenindeki gelişmeleri kaygı ve endişe ile izliyor değerlendiriyor. Ben de bu kaos çemberine takıldım ve yazma eylemine bir süre ara verip sessizliğe bürünmeyi tercih ettim. Oysa içimde ki çalkantılar baş döndürücü. Rafting yapan farklı deneyimlerin heyecanıyla savrulan macera dolu bir yolculuğa benziyor, hissettiklerim. İnanç sistemlerinin, farklı ideolojilerin, doğru ile yanlışların bu kadar karma karışık ve çözülmez bir hal aldığı, dünyanın zamanı tanımsız bir hızla kovaladığı, biz aciz insanlarında savrula savrula zamanın peşinden koştuğumuz ahir zaman asrının zorlu ve çileli yolcularıyız. Yollar güvensiz, tehlikelerle ve tuzaklarla dolu. Kim kimdir? Anlamadığımız ve herkesin birbirine şüphe ve endişe dolu sisli mercekten baktığı önünü görmekte zorlandığı, kalp ayağının, gönül gözünün bazı anlarda kilitlenmesi muhtemel arızalı zamanlara takılıyoruz. Yeis ve korkuların esiri olup kamçılanıyor acı duyuyoruz. Hakiki imanı elde edemezsek bu çile dolu yolu aşamaz, dünyanın ağır yükleriyle baş edemez, ağır ve zor olan hayat yolunda ezilir boğuluruz. Dünya zıtların bir arada olduğu ve aralarında derin uçurumların bulunduğu insan topluluklarıyla dolu. Akıl tutulmasına yol açan dengesiz ve adil olmayan bir dünya düzeni hakim. Bu dünyanın dalgalı bir savaş meydanı olduğunu var sayarsak, emanet olan bu beden gemisini batırmadan yüzdürmek hiç de kolay değil. Garip olan da şu; Bazen sakin bir deniz, bazen dağlar gibi dalgalı bir deniz. Savruluyor, sağa sola çarpıyor ve bunu sürekli yeni yeniden yaşıyoruz… Dünya hayatından terhis olup hakiki vatana kavuşan... Devamı