BİR GÜN!

2016-02-20 04:31:00
BİR GÜN! |  görsel 1

BİR GÜN! Hayata geliş amacından uzaklaştıkça insan; varoluşunun hakiki anlamını yitiriyor. Oysa her insan bir ‘Alem’ di.’’ Kainatın küçültülmüş bir misaliydi. Yeryüzünün halifesi vasfıyla onurlandırılmış, hiçbir canlıda olmayan müstesna özelliklerle yaratılmıştı. Asıl vazifesi: Yüce Yaratıcının sanat eserlerini ve ona bahşettiği nimetleri, ikramları Allah cc sıfatlarıyla bilmek, tanımak, anlamak ve hamd etmek için kulluk vazifesini külli bir ibadet olan ‘Namaz’ ile günde beş defa Huzur-u İlahiye yapılan davete icabet ederek Yaradana karşı tüm aczi ve çaresizliği ile konuşmak, ihtiyaç ve dileklerini arz etmek.  Dünyanın karanlık yüzünden Nurlu aydınlığında nefes alıp huzur bulmaktı. Yirmi dört saat, yirmi dört altın değerinde olan bir günlük ömür sermayemiz, geçip giden. Bir saat bile tutmayan vakit namazları arasında yaptığımız dünya işlerine bile ibadet sevabı kazandıran, sermayeyi arttıran kazanç içinde kazanç! Dünyada verdiği huzur, ahirete yaptığımız yatırım hep insan için. Rabbimizin bizim ibadetimize ihtiyacı yok ki, aksine muhtaç olan, ihtiyacı olan bizleriz. Her namaz vakti bir inkılap vaktidir diyor ‘’Bediüzzaman hz’’… Sabah namazı; yaradılış başlangıcına, öğle; gençliğin en güzel vaktine, ikindi; orta yaşın hazan vaktine, akşam; gecenin gizemine doğru gün batımı vaktine, yatsı; ömrün bitişi, geçmiş zamanların, asırların bitişi gibi, kıyamet vaktine de işaret eder. Kısaca her bir vaktimiz çok kıymetli ve üzerinde düşünülmesi teşekkür edilesi zamanlardır. Her gün, her bahar yenilen bu vakt-i ömür... Devamı

CÜMLE KAPISI____________

2016-02-09 02:20:00
CÜMLE KAPISI____________ |  görsel 1

CÜMLE KAPISI Ördüm kırık cümleleri ters yüz ede ede İlmeği kaçmış hayatın ardından acıyarak. Ruhuma dürbün attım müstakbeli tutsun hep Merceğini çizdim sildim güneşi yutsun hep.   Simetrisi var hayallerin, örgüsü hayat! Cümle kapısından sızıyor, yazgısı memat!   Toprağın koynunda efsunu ‘’Kün’’ nakışları Beni benden alan hercaiymiş desenleri. Bahar yazgısı bu; ne aynısı ne gayrısı Sonsuzluktan ç/alıp da, geliyormuş renkleri   Simetrisi var hayallerin, örgüsü hayat! Cümle kapısından sızıyor, yazgısı memat!   Yağmurlarla süzülüp, Rahmetle arınıp da Nurlarla yüklenen mevsimlerin katarında Pencerelerinden sızan soğuğa ağladık. Sıcağın renginde saba makamı dinledik   Simetrisi var hayallerin, örgüsü hayat! Cümle kapısından sızıyor, yazgısı memat!   Kollarımız uzanmıştı dünya menbağına Parçalandık! Hızla geçen zamana çarpıldık! Oysa ebede yolcu bu handa misafirdik. Sonbaharı sevdik, ilkbaharın dimağında   Simetrisi var hayallerin, örgüsü hayat! Cümle kapısından sızıyor, yazgısı memat! BERRİN GÖK 08/02/2016       Devamı

________SU GİBİ_________

2016-02-07 01:31:00
________SU GİBİ_________ |  görsel 1

SU GİBİ! İçimde bazen bir keman çalar su gibi akar melodiler, dinlerim hüzün makamında.. Bir zaman güneş ellerimi tutmuştu olanca sıcaklığıyla. Bulutları süpürmüştü hayat dairesinden ‘’Kuddüs’’ rüzgarları… Mutlu bir alayiş hüküm sürmüştü afakımda. Kah hiç/lik makamında, Kah rüya! Bazen keder makamında gri sular gibi akıp geçmiştim, zamanın renklerinin sulara göz kırpıp saklandığı an/da… Ah aynam! Dünya işte! Hep masmavi olmuyor ki yansımam!.. Bak keman bile ağlıyor, halden hale geçen tınılarla. Yüz görümlüğü yok ki suskun kelimelerin. Döner durursun anlamsızca, boş telaşlarla, yorgun ayaklarının, yönetilen duygularının sessiz çığlığı yankılanır tiz/lerde… Bir elini değil yüreğinin ellerini verirsin güneşe, her zerrene yansısın diye. Kesif yönünü gömersin ayın karanlık yüzüne. Dolunayın sulara yansıdığı yerde, yakamozun açtığı yolda dünyayı dolaşan gemiler gibi, melodilerin de akıp gittiği zaman denen tünelin bittiği yerde! Suyun ebed duvarına geldiği yerde söz biter! Sonsuzluk bestesi devreye girer; Şems makamında!.. BERRİN GÖK 07/02/2016       Devamı

DÜŞÜNCELER__________

2016-01-29 05:02:00
DÜŞÜNCELER__________ |  görsel 1

DÜŞÜNCELER Düşünüyorum işte! Çoktandır bakmadığım dünyanın paçalarından, ruhunun salyaları akan kanlı hayallerinin, ruhsuz hayaletlerinin bit gibi türediği ve çıldırtma noktasına getirdiği insanlar... Taşlar taş olduklarını unutup, acaba bir gün dile gelirler mi? Tarih sahnesi sil baştan, adeta orta çağın vahşet sahneleriyle yeniden karanlık perdede... Seyirciler mi? Garip bir halet- ruhiye; durağan bir vurdum duymazlık, duyguları körleşmiş yüreği mühürlenmiş, ruhları klonlanmış gerçeklere kör, anlamsız bakışlarla, akılları tutsak esir bakışlarla sadece izliyorlar! Kulakları dünyayı sağır eden ah/lardan, ağıtlardan duyamıyor ki. Diller lekeli, sözler kanserli, seyreden gafillere sirayet etmiş seyredilen vahşetin izleri.. Ashab-ı Kehf misali yüzyıllık uykusundan uyanır mı? Hak yolun fedaileri! Aydınlık bir çağa açar mı? Gözlerini...! Berrin Gök 29/01/2016   Devamı

TERCİHLERİMİZ__________________

2016-01-24 03:16:00
TERCİHLERİMİZ__________________ |  görsel 1

TERCİHLERİMİZ___ İnsanın bir fikri yoksa hangi gerçeği arayabilir? Önünde ki yollardan hangisini seçebilir? Dünyanın doyuramadığı duygularıyla hep bir savaş halindedir. Yaradılış olarak doymak bilmez, maddi alemin sonu yoktur. Yol sonsuz ebediyete devam eder. Çünkü son adres orasıdır! İnsan yaradılış olarak mahlukatın en üstünü en imtiyazlısıdır. Çünkü; akıl sahibidir. Önünde ki yollardan hangisinin iyi ve kötü olduğunu bilip seçecek aklı, fikri, iradesi vardır. Hayat: Bir okuldur. İnsan da bu dünyada bulunma nedenini fıtri olarak her an/ sorgulayan Ve iç seslerinin sürekli dürtmesinden kaoslara düşen, istese de, İstemese de sorularına cevap arayan bir varlıktır. Doymayan duygularına ve ölüme bir anlam veremez çünkü. Hayat okulunun, tedrisatından geçmek her kulun zorunlu vazifesidir. Hele iletişim ağının dünyamızı global bir köye indirgediğini düşünürsek, aradığımız bilgilere ulaşmak hiç de zor değil. Bu dünyaya neden gönderildik? Burada bulunma amacımız nedir? Neden hayat; Kederler, savaşlar, mutluluklar, mutsuzluklar vs vs. Sonsuza kadar gidecek sorularla dopdoldur. İnsan: Yaratıcısını tanımak, bizden ne istiyor bilip idrak etmekle yükümlü, sınanan, imtihana tabi bir kuldur. Biat etmekle mükelleftir. Ömrünün sonuna kadar bilmediklerini öğrenmek, araştırmak, anlamak ve uygulamakla vazifeli (teşbihte hata olmasın) bir öğrencidir. Sonsuz baki bir hayatı kazanacak büyük sınav ‘’Hayattır.’’ Gerisi mi? Teferruattır! BERRİN GÖK 24/01/2016         ... Devamı

ÖZGÜRMÜŞ?''

2016-01-23 06:12:00
ÖZGÜRMÜŞ?'' |  görsel 1

ÖZGÜRMÜŞ?’’ Ayın şavkı düştü gözüne, bağrı yanık annenin Törpülenen sızısı vardı, gece ile gündüzün Kırk ayak takındı ruhuna şehrini bulsun diye Hırsız cümlelerin ayak izini yuttu derinden Ahını sarmaladı bohçasına, ağladı yıldız!   Ağır bir ironi sızıyor delik deşik cümleden, Derin darbenin uğultusu nüksediyor semadan.   Vurmuş suretine, asrın izlerini mühür gibi Dolunayı kırpıyor hilalini kucaklar gibi Sürüyor eteklerini yıldızlara koşar gibi Gökyüzünün seherinden nurları avuçlar gibi…   Ağır bir ironi sızıyor delik deşik cümleden, Derin darbenin uğultusu nüksediyor semadan.   Sorma işte, kanadı kırık gamsız kuşlar özgürmüş Şehir? Kırık aynaların yansıdığı sığınakmış Huzur? Damlanın toprakla buluştuğu insicammış. Sorma işte, ruhunun teslimi, İlahi meşkiymiş!   Ağır bir ironi sızıyor delik deşik cümleden, Derin darbenin uğultusu nüksediyor semadan!.. BERRİN GÖK 23/01/2016         Devamı

DUVARLAR___________

2016-01-22 04:29:00
DUVARLAR___________ |  görsel 1

DUVARLAR Ne kadar da yakınız, İki adımda çarpmaya hazırız. Her yönümüz aynalarla çevrili. Daracık ve kısacık alemimiz, aynalara baktıkça sonsuz görünüyor. Aldatan bir aydınlığın izdüşümüne çarpılıyoruz. İster istemez kesif yönüyle tanışıyoruz; Karanlık! Dünyanın fani oluşu, bekaya aşkımızın paramparça olmasıyla kafamıza dank ediyor. İki adımlık dünya işte! Her yönümüz aldatan aşılmaz duvarlarla örülü. Hani bazen üstüne üstüne gelir hayat. Her insanın küçük dünyası Onun hayatıdır. Bazen an gelir sığmazsın oraya, küçüldükçe küçülür nefes alamazsın. Keşke dünyanın dışına çıkabilseydim dediğinde; Ahirete iman gerçeğinin önemini idrak edersin. Çünkü aşılmaz sandığın duvarlar ‘’Madde aleminde hükmü geçerli olan düşünce biçimidir’’ Ruh ve mana cihetiyle bakıldığında ‘’Hakiki İman’’ dürbünüyle dünya yüklerini bırakır hafiflersiniz. İşte ancak o zaman aynalardan geçer, aşılmaz duvarları aşar mana yolculuğunda nefes alırsınız… Ama insan bu ya, bazen bile bile de toslar geniş zannettiği aynadan duvarlara, kırar cümle alemini!  Hatadan Müberra değil ya!.. Ömür bir an-ı seyyale, akıp giden. Münevver ve nurlu bir ömre İntisap ederek hızla akıp geçen ömrümüzü sonsuz baki bir ömre çevirmeye güç yetirebiliriz inşallah! BERRİN GÖK 22/01/2016     ... Devamı