YEŞİL DENİZ_____________

2015-06-21 05:51:00
YEŞİL DENİZ_____________ |  görsel 1

YEŞİL DENİZ İkindi vakti hiç yoktan gökkuşağı çıkmış Vakit şaşkın; renkleri can evinden vurulmuş Gökyüzünde ki muhkem surlar an/da açılmış Önce toprağa sonra da sulara aksetmiş Gayp aleminin sırları ruhuna damlamış Toprak ile gök arasından nurlar sağılmış Sallandıkça uçuyor, ömrün salıncağında.   Ebedi hazine, bir ömürden sağılanlar Akşam güneşinin heybesi omuzlarında Yemyeşil sularda umudu tazelenenler Katrelere değmiş dualar ağızlarında Menbağından damlıyor deryaya yazılanlar Çöl aciz! Kollara sığmıyor kuytularında… BERRİN GÖK 21/06/2015   Devamı

HAKİKAT YOLU_________________

2015-06-19 06:19:00
HAKİKAT YOLU_________________ |  görsel 1

HAKİKAT YOLU_____ İnsan olmak neydi?  Hayat insana verilen ve değer katan Yaradanın tecelli ettiği ‘’ Hay’’İsm-i Şerifinin yansımasıyla Yeryüzün halifesi sıfatını kazanan en kıymetli varlık! Bu kutsal vazifenin kazandırdığı kıymeti anlamaktan kaçtıkça karanlığa düşüyor. Karanlıkta gözleri görmez, kulakları işitmez, hisleri duyguları işlemez oluyor. İşlenmeyen demirin pas tutması misali kalp ve ruh aynası pas tutuyor. Korkular, isyanlar, boşluğa düşme hissi yavaş yavaş esir almaya başlıyor. Ömre ömür katan bin aydan daha kıymetli bereketli anların içinde olduğu mübarek Ramazan ayını idrak etmekteyiz. Şeytanların zincirlendiği, nefsin açlıkla terbiye edilip gemlendiği zamanlardayız. İnsanın fıtri olarak ister istemez hayata geliş nedenini sorgulayacağı ve manen bu duruma daha fazla açlık hissedeceği kutsal aydayız… Aşk yolundan Yaradana varmak her insanın başarabileceği bir şey değil. Asıl olan acz yoluyla kısa yoldan Rabbimize vasıl olmak belki de daha kolay!  İşte Ramazan ayı, aczimizi daha derinden hissettiren teslimiyet ayı! İnsan diğer zamanlarda nefsin egemenliğinde egolarının esiri durumunda. Aczini ve Yaradana karşı çaresizliğini ülfet perdesinin kalınlığından fark etmiyor. Nasılsa her gün güneş doğuyor akşam batıyor. Oysa düşünene ne çok şey anlatıyor; Bir gün, bir ömür gibi adeta. Sabah insanın doğum vaktine, Öğlen; gençliğin en güzel vaktine, İkindi; orta yaşlara, Akşam; İhtiyarlık vaktine, Yatsı; ölüm vaktine tekabül etmek de. Yani gece uykusu ölümün bir provası adeta! Hakikat yoluna girmek, kısa yoldan Rabbine vasıl olmak, tahkiki imanı kazanabilmek yani; Kur’an’ın ve sünnetin ışığında ger&cced... Devamı

______HOŞ GELDİN NURLU AY_______

2015-06-17 01:48:00
______HOŞ GELDİN NURLU AY_______ |  görsel 1

                                       ____HOŞ GELDİN NURLU AY___ Dolunayın  ışıltısı  vurmuş  şehrime,  aydınlığı  kaplamış  gökyüzünü... Yeryüzüne  düşmüş  gölgesi, iklim  bile  bir  başka. Kocaman  bir  ayna  yansıyor  ay  yüzüyle,  Rahmet  ayını  kutsayan! Ufuk  açık  dört  bir  tarafta,  camilerde  mahyalar  eşlik  etmekte  ahenge. İstanbul’un silüetinde  minareler bile  selam  durmuş  bu  mübarek  aya.  Suretinin  içinde ki  gizleri akıyor oluk  oluk  görebilen  gönüllere! Mana  esiyor  ılık  ılık,  deniz  gibi  aydınlık  ruhlardan. Müjdesiyle,  muştusuyla,  hediyeleriyle  kucağını  açmış ben  geldim  diyor.  Aydınlığımla,  ışığımla  gör  beni  diyor!    Öyle  bir  ışıltı  ki, kirleri  örten  ve  göstermeyen.  Munis  ve  latif  insanların  hoş  telaşlarında  O  kutsal ışığa  bir  meyil  var. Dürtülerin  gemlendiği,  şeytanların  zincirlendiği  günlerin ve gecelerin  bereketlendiği rızkın  maddi  manevi  çoğaldığı  zamanlardayız... Ayların  sultanı  ziyaretimizde,  hoş  karşılamalı  kıymet bilmeliyiz...  İstanbul'dan  dünyaya  baktım!   Dünyanın  merkezinden  Ramazan'ı  selamladım,  hoş  geldi  İslam  alemine. Kalplerin  birliğine, &n... Devamı

SESLER__________

2015-06-17 01:26:00
SESLER__________ |  görsel 1

    SESLER_______ Yaşamımıza  renk  katan  lahuti  sesler; Duyularımızı   kendinden   geçiren bilinmeyenin   sırlarını  ruhumuza fısıldayan, evreni kuşatan, görünmeyen, elle tutulamayan ahengin, sadece  kullarında dercettiği  mutlak  kulak  sahiplerinin   ruh  kulağında  yankılanan   notalar  manzumesi... Rüzgarın  farklı  notalardaki  ahenkli  sesleri, bazen  hafif  bazen   vurucu hali aynen Mozartın senfonilerinde hayat bulan besteleri gibi, insanın yaşamındaki, duyguların iniş çıkışların çığlıklarını  seslendirmekte. Yine  Rus asıllı  bir piyanist  ve besteci, Bach  hakkında  şöyle  diyor;  Bach’ın müziğinin  içinde  her  şey vardır ve zıddıyla  vardır. Aşk var, şiddet var, yumuşaklık var. Yaratıcının  kudreti var. Belki  kendisi  bunu  bilmedi  ama  Bach'ın müziği  şifalıdır  ben  buna  inanıyorum  diyor. Ve  devam  ediyor Mozart'ın  müziği  de  öyledir. Hatta  beni çok  etkileyen  bir  cümlesi  de  şöyledir ’’Sizin  uzun  bir  senfoni  olarak duyduğunuz  şey  sadece  evrende duyduğunuz  şeyin  kırıntılarıdır…’’Yeryüzünde  elimizdeki  sınırlı enstrümanlarla  ancak  bunu verebiliyorum… ’’Kendisinin  bu  anlamda  neler  algıladığını  bir  düşünsenize...’’ Ruhumuza  ilaç  gibi  gelen  şifalı  sesler  kuş  sesleri,  su  sesi, yağmurun  sesi,  sevdiklerimizin  ruhumuzu okşayan &nb... Devamı

YORGUNDU BAHAR_________

2015-06-15 00:38:00
YORGUNDU BAHAR_________ |  görsel 1

YORGUNDU BAHAR Güzeldi bahar; enva-i çeşit renkleriyle, uzak vakitlerin arkasından sızıp gelen kokularıyla, ruhu okşayan meltemiyle… Mana-yı İsmi ile değil, Mana-yı Harfi ile bakabilmek en mühim kazanımdı belki de… Yaratılan güzel eserlerde Yüce Sanatkarı görmek tanımak!  Özgür kelebekler gibi günübirlik tefekkür semasında eserden müessire yani sahibine kanat çırpabilmek! Oysa bazen nasıl da gafletle yağmura yakalanıyor, hırpalanıyoruz. Kapkara bulutlarda karanlığa düşüyor, hüzün rüzgarı ile savruluyoruz biçare… Renklere aşığız, kokulara meftun… Dans ediyoruz güzellikler arasında uçuşan kelebekler gibi naif duygularımızla… Uçsuz bucaksız vadilere saklanıyor zengin renklerle bezeniyoruz. Kişiden kişiye değişen duyguların ve hislerin işlettirilip mana yolunda farklı uzaklıklara, farklı hızlarla kanat çırpıyoruz. Başarabildiğimiz ölçüde çoğalıyor ve mutlu oluyoruz. Anlık duygu yoğunluğunda, ruhumuz saklandığında şeytan yol arkadaşımız oluveriyor da fark etmiyoruz bile. Vıdı Vıdı dolu gibi yağmaya, hassas kanatlarımızı kırmaya başlıyor. Umut denen gücümüz; hırpalanıp renkleri soluyor. Her yeni gün sil baştan kat ettiğimiz sonsuzluk vadisine ulaşmanın pusulası şaşıyor.  Kendi benliğimizde kaybolmak bu olsa gerek! Ruhumuzu doyurabildiğimiz ölçüde yalnız değiliz! Şeytanın yanımıza sızmasına karşı teyakkuz durumunda olabilecek donanıma sahip oluyoruz. Kelebekler bahara aşık, insan da bahara aşık! Hem de ebedi bahara müştak… Ruhumuzun pır pır uçtuğu, kuşların cıvıltılarında, suların seslerinde, rüzgarların nağmelerinde yemyeşil rengarenk vakitlerde Cennetin numunelerini yaşıyoruz bu dünya denen iki kapılı han... Devamı

FARKLI DÜNYALAR

2015-06-10 04:11:00
FARKLI DÜNYALAR |  görsel 1

FARKLI DÜNYALAR Sevmedim  bu  ayı.  Yaşanmamış, terkedilmiş,  kırgın  gidişlerin,  gözyaşlarıyla  sulanmış  yollarının,   darmadağın  bohçasıyla  melül  melül  bir  avuç  tavsiyeyle  ne  olduğunu  anlamaya  çalışan  küçük bir  çocuk  gibi  kalakalmak... Oysa   seviyordum  hayatı,  güneşi, yağmuru,  denizi,  gökyüzünü ve çiçekleri...  Seviyorken  çoğalıyordum... Bu  ay  hüzün  bulutlarını  serse de  üzerime;  şerlerden  hayırlar  doğarmış... Öyle  inanıyorum ki, bulutlar  açılıp  güneşin  renkleriyle  boyanıyor,  sıcak  dokunuşlarını  içimin  derinliklerinde hissediyorum...   Zor  zamanların  mahkumu  olmak gibi sesinin  çıkmaması,  hani  bağırmak istersin  de  sesin  çıkmaz ya karabasanlarda öyle işte!  Geceyi  seviyorum  aslında,  ben  benimleyim. Varoluşum   benliğe  endeksli.  Konuşuyorum,  dertleşiyorum   günlük  muhasebelerimiz,  iç  seslerimiz yaşananlar,  kaleme  dökülenler   hep  bu paylaşımların  tezahürleri... Tanımsız,  sessiz  çığlıklarla  konuşuyoruz...  Suskunluğumuz  harf  harf  çoğalırken  düş  girdabında kilitlenmişiz.  Olsun  biliyoruz,  hissediyoruz  gerçeği.  Çaresizliğin  tükenişinde  yok  olmaktansa, Düş  gezgini  olmak  evladır  mantığıyla  yola  devam... &nbs... Devamı

NEHİR GİBİ___________

2015-06-07 04:02:00
NEHİR GİBİ___________ |  görsel 1

NEHİR GİBİ Zaman denen nehir hızla akıp geçiyor; doğumlar, ölümler derken mevsimler gelip geçiyor hiç anlamadan. Durağanlık yok hayat denen yolculukta!  Kimimiz Bir katrecik, kimimiz bir cam parçası, kimimiz belki de bir okyanusa bedel güneşe ayna oluyoruz hiç bilmeden… Hangi özelliklerimize binaen meçhul! Her gün sil baştan aynı olayı yaşıyoruz fakat kalp aynamızın farklı hallerini yaşayarak, uygulayarak belki de ihlas ve samimi kulluğumuzla Rabbimize manen bir adım daha yaklaşıyoruz… Zaman nehri öyle parlak öyle aldatıcı ki; kapılmışız sürüklüyor bizi. Bazen hırpalıyor, yoruyor bazen girdaplara takıp acıtıyor bazen de çağıldayarak uça uça zamanı bir silgi gibi siliveriyor… Daha dün’’ gibi! Diyoruz daha dün! Sanki uç uca bağlanıvermiş gibi; Allah (cc) rızasına uygun yaşamak. Çalkalanan girdaplarla dolu bu ahirzaman asrında insana huzur veren koruyucu kalkanımız başka yok!  Kalbimiz bir arş; Yaradanın esma-ı Şerifiyle tecelli ettiği… Her yeni gün tekrar tekrar temizlenmesi gereken… İhlas ve tefekkür cilasıyla muhabbete, marifete ulaştırıp sır kapısını aralayarak zaman nehrinden aldanmadan, yara almadan geçebilmek. İnşallah! BERRİN GÖK 05/06/2015     Devamı

SAHİ HAYAT NEYDİ?

2015-04-10 09:44:00
SAHİ HAYAT NEYDİ? |  görsel 1

SAHİ HAYAT NEYDİ? Hiç planlarım yoktu, hayallerim vardı. Çizmedim hiç kendi yolumu, akan suya düşen bir yaprak gibi akıp gittim zamana karşı. Direndim zor yokuşlara; izi yoktu yürüdüğüm yolların.. Kendimce bir pusulam bir de sonsuz teslimiyetimle beraber huzur bulduğum anlar nefes alabildiğim zamanlardı.. Değerlerim vardı, yolumda gücüme güç katan.... Bazen ulaşılmaz dağlara tırmanmak zorunda kalmak, yolundan dönmemek mücadeleye sınav nazarıyla bakmakla bir nebze kolaylaşıyordu.. Hayat denen yol, herkese farklı yönler sunuyordu... Beraber yürüdüğün insanlar bile hiç nedensiz trenin makas değiştirmesi gibi yön değiştiriyor ve zaman farklı yönlerde bambaşka güneşlerin doğuşunu, hayatın hep zor yolları değil de, daha acılı veya daha tatlı güzelliklerini yine muson yağmurları misali vurarak döverek ama farklı şekillerde tüm birikmiş kirlerini de yok ediyor, yolunu rengarenk ışıklarla süslüyordu... Sahi Hayat Neydi? Neye veya Kime? Güvenmek!!! Sadece ve sadece öncelikle yaradana..! İnsan ne kendine, Ne sevdiğine, Ne gençliğine, Ne güzelliğine, Ne malına, Ne evladına tam güvenmesin.. Neye tam manasıyla güvenirsen Allah onunla sınıyor insanı, çünkü, onlarda Allah'ın bir emaneti.. Güven duygusu da, diğer duygular gibi insan için çok önemli.. İnsan hayat devam ettiği müddetçe, asla dememeli.. Nasıl geceden sonra sabah, kıştan sonra bahar varsa duygular için de, aynısı var..!  Zaman değişiyor, insan değişiyor doğal olarak bedenimiz hücrelerimiz bile değişiyor.. Her an imanımızı güçlendirmeye, tazelendirmeye ihtiyacımız varsa, duygularımızın, hislerimizin de beslenmeye, güven duygusunu tazelendirmeye ihtiyacı var.. Zaten İnsanın insiyatifi haricinde gelişen mutlak kader asla değişmiyor.. Hadi asl... Devamı

BAHAR

2015-04-06 15:04:00
BAHAR |  görsel 1

BAHAR Bahar indi mi, şehrime? Hiç anlamadım ki ! Bazen ben yeryüzüyüm adımın anlamı gibi.. Bazen dağlarım geçit vermez, dumanlıdır başım göstermez.. Kimi yemyeşil ovalarım vardır gelinciklerin açtığı. İçimde ki ufaklığı zapt edemem, koşar delicesine özgürlüğe doğru.. Okyanuslar kadar derinimdir, kolay kolay bilinmem… Fırtınalar eser üzerimden, lodosla yağmuru beklerim.. Poyraz korkutur, kapkara bulutlara saklanırım. Savrulurum, sınırlarımın bilincinde yokluğa karışmadan. Hep güneşedir özlemim.. Sahi bahar geldi mi? Bilmiyorum? Bazen çiçekler açıyor üzerimde... Bir bakmışsın boyunları bükülmüş. Ağaçlarım çiçek açıyor, poyraz bir esiyor çiçekler yokluğa karışıyor.. Ben yeryüzüyüm işte; Dört mevsimi yaşadığım üzerimde..... BERRİN GÖK / 2013 Devamı

.../ BAZEN MASALLARIN SONU YOKTUR

2015-03-29 16:00:00
.../ BAZEN MASALLARIN SONU YOKTUR |  görsel 1

…/BAZEN MASALLARIN SONU YOKTUR Memleketimin ovalarına baktım uzun uzun… Sonsuzluğu çağrıştıran ufku izledim doyasıya. Buğday tarlaları yemyeşil rengiyle gülümsedi, bahar müjdesi gibi gönlüme… Hayat işte masalın sonu yok, yazılıyor hep tekrardan, yeniden, sil baştan… Bir tarafta bembeyaz bulutlar sükun ediyor. Diğer tarafta karanlık yeryüzünü kuşatmış. Tıpkı hayat yolu gibi! Günlük güneşlik bir havada başlayan yolculuk dakikalar sonra farklı atmosferleri geride bırakarak anda bakileşiyor. Yağmur damla damla, ya sağanak, ya da deli dolu yağmakta… Balkan ezgileri gibi sıcak ve soğuk melodilerin havasında yol haritası çizmekteyiz farklı ruh hallerinde… Bazı ağaçlar çiçek açmış, bazıları sanki bahara küsmüş kupkuru. Sanırım balkanlardan gelen soğuk vurmuş! Baksana dolu yağıyor yine… Karanlık bulutlar buz kütlesi döküyor. Ya hepsi birleşip düşseler? Maazallah!  Yolun diğer tarafında ki beyaz bulutlar Rahmet kusuyor ruhunu temizler gibi… Arada gülümsüyor güneş, göz kırpar gibi!  Ya hiç çıkmasaydı saklandığı yerden? Yağmurlar sellere dönüşseydi, sürüklenseydi hayatın un ufak anıları, unutulsaydı baharlar, hep kış olsaydı yollar, süpürülmeseydi kızgın gri bulutlar, gökyüzü sonsuza kadar berrak olmasaydı hiç? İşte o zaman masalın sonu yazılırdı…! BERRİN GÖK 29/03/2015   Devamı