BERRİN Gök
182 Takipçi | 50 Takip
17 07 2015

BAYRAMLAR

BAYRAMLAR |  görsel 1

Bereketli hediyelerle dopdolu olan Ramazan ayını herkes kendi kapasitesine göre değerlendirdi. Sabır ile sınanan insan şeytanların bağlanmasıyla huzur ikliminde nefes aldı. Manevi yolculuğun durağan değil uçarak devam edildiği bu kudsi ay bir değil binlerce sene ömre ömür ekledi belki de. Rabbim umarım affa mazhar olanlardan eylemiştir... Günah ve fitne asrı olan ahirzaman ümmetiyiz. Kazanmanın ve kaybetmenin gel gitleri ile düşüşler yaşayabiliyor tökezliyoruz.   Umut güneşinin çok yakınımızda olduğu; İlahi İsimlerin gölgesinde  gölgelendik nasiplendik inşallah! Dualarımızı dualara kattık, Yüce Yaradanın ipine tutunduk! Ümitvarız Ya Rabbi Sen affetmeyi seversin Sonsuz Merhamet Sahibisin. Bizi Affet! İnsanların basiret gözlerini aç, fitne ve tuzakları görsünler anlasınlar. Öyle karışmış ki doğru ile yanlış! İslam aleminde zulüm gören kardeşlerimize bayram sevinci ver. Zalimleri helak et, mazlumları kurtar Allahım... İslam alemini ve ülkemizin de içine çekilmek istendiği fitnelerden koru Amin Amin Amin... Hayırlı Huzurlu bir Ramazan Bayramı geçirmeniz duasıyla İnşallah!.. BERRİN GÖK 17/07/2015   Devamı

16 07 2015

YOLLARIMI KATLETME!

YOLLARIMI KATLETME! |  görsel 1

YOLLARIMI KATLETME! Toz duman koşmaya çalışırken, bin bir zorlukla boğuşurken Bir kulağımdan diğerine sırrını bilmediğim melodiler geçiş yaparken üzme beni sakın emi? Çarşaf çarşaf puntolarla ilk sayfa haberleri hüzünleri ilan ederken Sahile vurmuş derin denizlerin gizemlerinden Yoksun bırakma emi?’’ Bak hızmasını takmış şehrin görünmeyen kuleleri Süsü gösterişten azade, acı işlenmiş sabır sürünmüş tebessümleri Dalgalanıyor esaret bayrağı siyah sürmeli gelin gibi İndirme sakın emi?’’ Saplandım yollara beş mevsimi gömerek Engelleri taradım sapla samanı karıştırmadan Yüreğimin nurunu saçtım biraz korkarak Süründüm bazen gözyaşı deresinde gönlümü kanatarak Ağlatma sakın emi?’’ Ruhumun ellerini uzattım sonsuzluğa Yakardım bin bir heceyi, huşuyla Hayrı yad ettim ömrümün sonbaharına Ekledim hüzün senfonisi aryaları ebedi baharlara Acıtma sakın emi?’’ BERRİN GÖK 16/07/2015 Devamı

12 07 2015

İLAHİ DAVET__________________

İLAHİ DAVET__________________ |  görsel 1

İLAHİ DAVET____________ Her sene ilahi davetin yinelendiği içinde bin aydan daha kudsi olan Kadir gecesinin gizlendiği, İlahi müjdelerle dolu olan Ramazan ayının sırlı kapılarını gücümüz yettiğince çalmaya Ve girmeye çalıştığımız mübarek günleri idrak ediyoruz. Her Müslümanın davet edildiği Kur’an ayında insan;dua ve zikir ile güzelleşmekte, ibadet ve emirlere itaat etmek ile fikren ve vicdanen terakki etmekte, ihtiva ettiği ilimler ile kapılardan geçip esma-i hüsnaların bulunduğu defineleri keşfetmeye çalışmakta… Tekrar tekrar okuyarak davete icabet ediyor ve bundan lezzet alıyoruz. Çünki; Hikmet kitabı!  ‘’Zikir ve dua etmek ruhumuzun sonsuz teslimiyet sırrıyla Yaradana yakın olması huzur bulması ve Kur’an eczahanesinden İlahi şifa ile şifa bulması demek!’’ Kazanılan sevap ile birlikte merhameti İlahiyeyi kendi tarafına çekmektir… Kur’anı tekrar tekrar okumanın faziletleri ‘’Nurlanmak, Her okuyuşta kendini daha iyi ifade edebilmek ve Yaradan ile bağımızı kuvvetlendirmek, sağlamlaştırmak’’… Kur’an bütün insan tabakalarına hitap edip, davet eder. Devadır çünki! Kim olursa olsun bu eczanane-i Rahmaniyeden İlaç almaya hakları vardır. Her bir sure hemen hemen bir Küçük Kur’an hükmünde olsun ki herkes kolaylıkla istediği Sureyi okumakla Kur’anın sevabını kazanabilsin. İnsanın yaşamak için maddi ihtiyaçları bellidir ve zamana göre öncelik sırası farklıdır. Ruhen sağlıklı yaşamak için manevi ihtiyaçlarımız da çok mühimdir.  Onlarda zamana göre öncelik sıraları farklıdır. Mesela: Havaya olan birinci ihtiyacımız gibi; her an ‘... Devamı

07 07 2015

TUZAKLAR_______

TUZAKLAR_______ |  görsel 1

TUZAKLAR------ Ay suya düşmüş kandiller yanıyor Dalgalar hiddetli ağıtlar yakıyor Zulmün artıkları vuruyor sahile Ellerine kanla kına yakmış zalimler Fitne kusuyor zifiri ruhlar Masumlar pisliğinde boğuldular Ruhları kanat takıp uçtular... Buğz ediyoruz, dua ediyoruz Var mı Kadere bir çaremiz? İmtihan zorlu! Hem bireysel hem genel Kutsal Kitabımızın haber verdiği zaman Habil ile Kabil'in kan davası hala sözel! Haşşaşi ruhlar her yerdeler Akıllar iptal; Karışmış beyinler Çağdaş firavunlar, nemrutlar hep saldırıdalar Felsefe aklı yutmuş, mantık ile hepsi yolda kaldılar Pak ruhlar hangi zindandalar Kuyulara atılmış Yakup sevdalılar Kardeşlerin ağıtları duyuluyor ezelden Ebede varan yol tuzaklardan kurulu Haydi çağın insanı; görmüyorsun sonu Basiretin bağlanmış dünya oyunlarla dolu!! BERRİN GÖK 28/06/2015!   Devamı

07 07 2015

DALGALI_________

DALGALI_________ |  görsel 1

DALGALI___ Gün ufka saklanırken Küllerini savuruyor bulutlar Mavi ile griler sarmaş dolaşlar Kızıl huzmelerini açmış sema Deniz hırçındı, gök solgun ve dalgın Dalgalar kızgın kah deli kah sakin Asra yeminli, zulme haykırmak da. Uykularım bölündü kaoslarla Sahile çarpıp durdum dalgalarla Gürültüsü duyuldu yıldızlarda Muhacir duygular var/dı damlalarda Bazen hoş amedi hafif bir meltem Ruhu yıkayan hoş bir seramoni Huzur iklimine açılmış sinem Dualarım var ruhumu genişleten... BERRİN GÖK 26/06/2015 Devamı

21 06 2015

YEŞİL DENİZ_____________

YEŞİL DENİZ_____________ |  görsel 1

YEŞİL DENİZ İkindi vakti hiç yoktan gökkuşağı çıkmış Vakit şaşkın; renkleri can evinden vurulmuş Gökyüzünde ki muhkem surlar an/da açılmış Önce toprağa sonra da sulara aksetmiş Gayp aleminin sırları ruhuna damlamış Toprak ile gök arasından nurlar sağılmış Sallandıkça uçuyor, ömrün salıncağında.   Ebedi hazine, bir ömürden sağılanlar Akşam güneşinin heybesi omuzlarında Yemyeşil sularda umudu tazelenenler Katrelere değmiş dualar ağızlarında Menbağından damlıyor deryaya yazılanlar Çöl aciz! Kollara sığmıyor kuytularında… BERRİN GÖK 21/06/2015   Devamı

19 06 2015

HAKİKAT YOLU_________________

HAKİKAT YOLU_________________ |  görsel 1

HAKİKAT YOLU_____ İnsan olmak neydi?  Hayat insana verilen ve değer katan Yaradanın tecelli ettiği ‘’ Hay’’İsm-i Şerifinin yansımasıyla Yeryüzün halifesi sıfatını kazanan en kıymetli varlık! Bu kutsal vazifenin kazandırdığı kıymeti anlamaktan kaçtıkça karanlığa düşüyor. Karanlıkta gözleri görmez, kulakları işitmez, hisleri duyguları işlemez oluyor. İşlenmeyen demirin pas tutması misali kalp ve ruh aynası pas tutuyor. Korkular, isyanlar, boşluğa düşme hissi yavaş yavaş esir almaya başlıyor. Ömre ömür katan bin aydan daha kıymetli bereketli anların içinde olduğu mübarek Ramazan ayını idrak etmekteyiz. Şeytanların zincirlendiği, nefsin açlıkla terbiye edilip gemlendiği zamanlardayız. İnsanın fıtri olarak ister istemez hayata geliş nedenini sorgulayacağı ve manen bu duruma daha fazla açlık hissedeceği kutsal aydayız… Aşk yolundan Yaradana varmak her insanın başarabileceği bir şey değil. Asıl olan acz yoluyla kısa yoldan Rabbimize vasıl olmak belki de daha kolay!  İşte Ramazan ayı, aczimizi daha derinden hissettiren teslimiyet ayı! İnsan diğer zamanlarda nefsin egemenliğinde egolarının esiri durumunda. Aczini ve Yaradana karşı çaresizliğini ülfet perdesinin kalınlığından fark etmiyor. Nasılsa her gün güneş doğuyor akşam batıyor. Oysa düşünene ne çok şey anlatıyor; Bir gün, bir ömür gibi adeta. Sabah insanın doğum vaktine, Öğlen; gençliğin en güzel vaktine, İkindi; orta yaşlara, Akşam; İhtiyarlık vaktine, Yatsı; ölüm vaktine tekabül etmek de. Yani gece uykusu ölümün bir provası adeta! Hakikat yoluna girmek, kısa yoldan Rabbine vasıl olmak, tahkiki imanı kazanabilmek yani; Kur’an’ın ve sünnetin ışığında ger&cced... Devamı

17 06 2015

______HOŞ GELDİN NURLU AY_______

______HOŞ GELDİN NURLU AY_______ |  görsel 1

                                       ____HOŞ GELDİN NURLU AY___ Dolunayın  ışıltısı  vurmuş  şehrime,  aydınlığı  kaplamış  gökyüzünü... Yeryüzüne  düşmüş  gölgesi, iklim  bile  bir  başka. Kocaman  bir  ayna  yansıyor  ay  yüzüyle,  Rahmet  ayını  kutsayan! Ufuk  açık  dört  bir  tarafta,  camilerde  mahyalar  eşlik  etmekte  ahenge. İstanbul’un silüetinde  minareler bile  selam  durmuş  bu  mübarek  aya.  Suretinin  içinde ki  gizleri akıyor oluk  oluk  görebilen  gönüllere! Mana  esiyor  ılık  ılık,  deniz  gibi  aydınlık  ruhlardan. Müjdesiyle,  muştusuyla,  hediyeleriyle  kucağını  açmış ben  geldim  diyor.  Aydınlığımla,  ışığımla  gör  beni  diyor!    Öyle  bir  ışıltı  ki, kirleri  örten  ve  göstermeyen.  Munis  ve  latif  insanların  hoş  telaşlarında  O  kutsal ışığa  bir  meyil  var. Dürtülerin  gemlendiği,  şeytanların  zincirlendiği  günlerin ve gecelerin  bereketlendiği rızkın  maddi  manevi  çoğaldığı  zamanlardayız... Ayların  sultanı  ziyaretimizde,  hoş  karşılamalı  kıymet bilmeliyiz...  İstanbul'dan  dünyaya  baktım!   Dünyanın  merkezinden  Ramazan'ı  selamladım,  hoş  geldi  İslam  alemine. Kalplerin  birliğine, &n... Devamı

17 06 2015

SESLER__________

SESLER__________ |  görsel 1

    SESLER_______ Yaşamımıza  renk  katan  lahuti  sesler; Duyularımızı   kendinden   geçiren bilinmeyenin   sırlarını  ruhumuza fısıldayan, evreni kuşatan, görünmeyen, elle tutulamayan ahengin, sadece  kullarında dercettiği  mutlak  kulak  sahiplerinin   ruh  kulağında  yankılanan   notalar  manzumesi... Rüzgarın  farklı  notalardaki  ahenkli  sesleri, bazen  hafif  bazen   vurucu hali aynen Mozartın senfonilerinde hayat bulan besteleri gibi, insanın yaşamındaki, duyguların iniş çıkışların çığlıklarını  seslendirmekte. Yine  Rus asıllı  bir piyanist  ve besteci, Bach  hakkında  şöyle  diyor;  Bach’ın müziğinin  içinde  her  şey vardır ve zıddıyla  vardır. Aşk var, şiddet var, yumuşaklık var. Yaratıcının  kudreti var. Belki  kendisi  bunu  bilmedi  ama  Bach'ın müziği  şifalıdır  ben  buna  inanıyorum  diyor. Ve  devam  ediyor Mozart'ın  müziği  de  öyledir. Hatta  beni çok  etkileyen  bir  cümlesi  de  şöyledir ’’Sizin  uzun  bir  senfoni  olarak duyduğunuz  şey  sadece  evrende duyduğunuz  şeyin  kırıntılarıdır…’’Yeryüzünde  elimizdeki  sınırlı enstrümanlarla  ancak  bunu verebiliyorum… ’’Kendisinin  bu  anlamda  neler  algıladığını  bir  düşünsenize...’’ Ruhumuza  ilaç  gibi  gelen  şifalı  sesler  kuş  sesleri,  su  sesi, yağmurun  sesi,  sevdiklerimizin  ruhumuzu okşayan &nb... Devamı

15 06 2015

YORGUNDU BAHAR_________

YORGUNDU BAHAR_________ |  görsel 1

YORGUNDU BAHAR Güzeldi bahar; enva-i çeşit renkleriyle, uzak vakitlerin arkasından sızıp gelen kokularıyla, ruhu okşayan meltemiyle… Mana-yı İsmi ile değil, Mana-yı Harfi ile bakabilmek en mühim kazanımdı belki de… Yaratılan güzel eserlerde Yüce Sanatkarı görmek tanımak!  Özgür kelebekler gibi günübirlik tefekkür semasında eserden müessire yani sahibine kanat çırpabilmek! Oysa bazen nasıl da gafletle yağmura yakalanıyor, hırpalanıyoruz. Kapkara bulutlarda karanlığa düşüyor, hüzün rüzgarı ile savruluyoruz biçare… Renklere aşığız, kokulara meftun… Dans ediyoruz güzellikler arasında uçuşan kelebekler gibi naif duygularımızla… Uçsuz bucaksız vadilere saklanıyor zengin renklerle bezeniyoruz. Kişiden kişiye değişen duyguların ve hislerin işlettirilip mana yolunda farklı uzaklıklara, farklı hızlarla kanat çırpıyoruz. Başarabildiğimiz ölçüde çoğalıyor ve mutlu oluyoruz. Anlık duygu yoğunluğunda, ruhumuz saklandığında şeytan yol arkadaşımız oluveriyor da fark etmiyoruz bile. Vıdı Vıdı dolu gibi yağmaya, hassas kanatlarımızı kırmaya başlıyor. Umut denen gücümüz; hırpalanıp renkleri soluyor. Her yeni gün sil baştan kat ettiğimiz sonsuzluk vadisine ulaşmanın pusulası şaşıyor.  Kendi benliğimizde kaybolmak bu olsa gerek! Ruhumuzu doyurabildiğimiz ölçüde yalnız değiliz! Şeytanın yanımıza sızmasına karşı teyakkuz durumunda olabilecek donanıma sahip oluyoruz. Kelebekler bahara aşık, insan da bahara aşık! Hem de ebedi bahara müştak… Ruhumuzun pır pır uçtuğu, kuşların cıvıltılarında, suların seslerinde, rüzgarların nağmelerinde yemyeşil rengarenk vakitlerde Cennetin numunelerini yaşıyoruz bu dünya denen iki kapılı han... Devamı

10 06 2015

FARKLI DÜNYALAR

FARKLI DÜNYALAR |  görsel 1

FARKLI DÜNYALAR Sevmedim  bu  ayı.  Yaşanmamış, terkedilmiş,  kırgın  gidişlerin,  gözyaşlarıyla  sulanmış  yollarının,   darmadağın  bohçasıyla  melül  melül  bir  avuç  tavsiyeyle  ne  olduğunu  anlamaya  çalışan  küçük bir  çocuk  gibi  kalakalmak... Oysa   seviyordum  hayatı,  güneşi, yağmuru,  denizi,  gökyüzünü ve çiçekleri...  Seviyorken  çoğalıyordum... Bu  ay  hüzün  bulutlarını  serse de  üzerime;  şerlerden  hayırlar  doğarmış... Öyle  inanıyorum ki, bulutlar  açılıp  güneşin  renkleriyle  boyanıyor,  sıcak  dokunuşlarını  içimin  derinliklerinde hissediyorum...   Zor  zamanların  mahkumu  olmak gibi sesinin  çıkmaması,  hani  bağırmak istersin  de  sesin  çıkmaz ya karabasanlarda öyle işte!  Geceyi  seviyorum  aslında,  ben  benimleyim. Varoluşum   benliğe  endeksli.  Konuşuyorum,  dertleşiyorum   günlük  muhasebelerimiz,  iç  seslerimiz yaşananlar,  kaleme  dökülenler   hep  bu paylaşımların  tezahürleri... Tanımsız,  sessiz  çığlıklarla  konuşuyoruz...  Suskunluğumuz  harf  harf  çoğalırken  düş  girdabında kilitlenmişiz.  Olsun  biliyoruz,  hissediyoruz  gerçeği.  Çaresizliğin  tükenişinde  yok  olmaktansa, Düş  gezgini  olmak  evladır  mantığıyla  yola  devam... &nbs... Devamı